TUNCA ÖĞRETEN
Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in Başbakan Ahmet Davutoğlu’na üyelik müzakerelerinin 2016’nın ilk çeyreğinde yeniden başlayacağını bildirdiği ‘gizli’ mektup AB’yi böldü.
Davutoğlu ve hükümet kanadından Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine dair yapılan “Tünelin ucunda ışık göründü” yorumlarına rağmen Türkiye’nin insan hakları ihlalleriyle Kopenhag kriterlerinden giderek uzaklaştığını savunan bazı üyelerden itiraz sesleri yükseliyor.

Suriye’deki iç savaştan kaçan ve Avrupa ülkelerinde yeni bir hayata başlamak isteyen sığınmacıların önünü kesmek uğruna Avrupa Birliği (AB), Türkiye ile üyelik görüşmelerine yeniden başlama kararı almıştı.
Buna göre Türkiye, Suriyeli sığınmacılar için yeni tesis ve mülteci kampları kuracak, Avrupa’ya geçişlerine engel olmak için de sınır güvenliklerini artıracaktı.
Karşılığında da AB’den 3 milyar avro para yardımı ve Türkiye vatandaşları için vize serbestisi alacaktı.
‘2016’nın ilk çeyreğinde başlıyoruz’
Avrupa Parlamentosu üyesi Hollandalı siyasetçi Marietje Schaake, daha önce kamuoyu ve parlamento üyeleriyle paylaşılmayan bir detayın peşine düştü. O detay; AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na hitaben kaleme aldığı ve müzakerelerin startını veren mektuptu.

Bazı meslektaşlarıyla birlikte mektubun bir kopyasına erişmek isteyen ve süreci kişisel internet sitesinde anlatan Schaake, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Frank Timmermans’a taleplerini iletir ancak ‘gizli’ olduğu gerekçesiyle olumlu yanıt alamaz.
Bu defa Komisyon’a başvuruda bulunan Schaake’ye, Başkan Juncker’den yanıt gelir. Yanıtın ekinde de kendisinin, Davutoğlu’na yazdığı mektup vardır.
Avrupa Komisyonu Başkanı, Davutoğlu’na iletmek üzere kaleme aldığı mektubunda sığınmacı krizi konusunda sınırların güçlendirilmesi ve Suriyelilerin Avrupa ülkelerine akışının engellenmesi gibi konularda anlaşmaya vardıklarından dolayı duyduğu memnuniyeti anlatır.
Sığınmacı krizine ek olarak Juncker, 10 yıl önce başlayan tam üyelik müzakerelerinin tazelenmiş olmasından dolayı duyduğu mutluluğu da yazıya döker ve ekler: “Türkiye’nin tam üyeliği için gerekli çalışmalara 2016’nın ilk çeyreğinde başlayabiliriz.”
‘Türkiye Kopenhag kriterlerinden uzaklaşırken…’

Mektubun kopyasına ulaşmasının akabinde, son birkaç aydır AB’nin sığınmacı krizine odaklandığını, bu yüzden de Türkiye’nin endişe verici bazı uygulamalarını görmezden geldiğini savunan Schaake, “Gazeteciler tutuklandı, ülkede terör saldırıları gerçekleşiyor, hükümet, Türkiye’nin güneydoğusunda PKK ile mücadele adı altında sokağa çıkma yasakları uyguluyor, sivil ölümlerine neden oluyor” dedi.
Avrupa Komisyonu üyelerinin Ankara ziyareti öncesinde Timmermans’a, hükümetin Kürtlerle barış sürecine yeniden geri dönmesi ve insan hakları yasalarına uyması gerektiği yönündeki taleplerini ilettiğini belirten Schaake, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye ile AB arasında sığınmacı krizine dayalı olarak yapılan anlaşma bir çeşit alışverişi andırıyor. Kopenhag ve AB kriterlerinden uzaklaşmış, yargı, ifade özgürlüğü ve insan hakları kanunlarına uymayan Türkiye’nin AB’ye kabul edilmesi mümkün değil.”
