2001-2013 arasında, demokrasi, ekonomi, modernite, kimlik, diplomasi, yumuşak güç temelinde ortaya çıkan Türkiye yaklaşımdan farklı olarak, bugün, Türkiye’ye, “güvenlik ekseninde stratejik önemi yüksek kilit tampon ülke” olarak bakılıyor.
Gerek mülteci, gerekse de IŞİD krizlerini engelleyecek, belli sınırlar içinde tutacak, stratejik değeri yüksek tampon ülke olarak, Türkiye tanımlanıyor.
Her iki kriz içinde, Türkiye’nin tampon ülke kapasitesi ve etkisi, demokrasi ve ekonomiden daha önemli görülen sorular.
AB ve Avrupa ile ilişkilerde, “AB genişleme sürecinde yer alan ve tam üye olacak ülke” yerine Türkiye’yi stratejik olarak kilit önemde “komşu” gören yaklaşım, Washington ‘da, benzer olarak, ortaya çıkıyor; sadece komşu yerine tampon ülke terimi kullanılıyor.
Şüphesiz ki, bu tür Türkiye yaklaşımı, Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan ve Başbakan Sn. Davutoğlunun elini rahatlatan bir yaklaşım.
Demokrasi ve haklar/özgürlükler tartışması Avrupa’da olduğu gibi Washington’da da güçlü eko yapmıyor.