mustafa.domanic.diken@gmail.com
Burak Can Karamanoğlu’nun ölümü uzun süredir bilinçaltımı kurcalayan ama hükümete ve Tayyip Erdoğan’ın şahsına olan nefretimle perdelenen bazı zor sorularla yüzleşmeme sebep oldu.
Çarşamba sabahı Berkin’in ölüm haberini almıştım. Bankada sıra bekliyordum. Twitter açılır açılmaz #berkinelvanölümsüzdür başlığını gördüm ve kalbime bir şeyler saplandığını hissettim.
Berkin için ağlamamak imkansızdı
Çok uzun süredir ağlamamıştım ama daha fazla dayanamayacağımı biliyordum ve gözlerimi serbest bıraktım.
Berkin için yapılan çizimler, posterler, eylemler toplumun aidiyet hissettiğim bölümünün duygularını o kadar yoğunlaştırıyordu ki ağlamamak imkânsızdı.
Ertesi sabah Burak Can’ın ölüm haberini aldım. Twitter’ı açtığımda “Okmeydanı’nda ölen çocuk için niye AKP İl başkanı açıklama yapıyor?” yorumunu gördüm.
Siyasi hesaplar
Kalbime hiçbir şey saplanmadı. Telefona sarılıp Burak Can Ölümsüzdür yazamadım. Tek cümle, belki de yazılış şekli, olayı anlamama, Burak Can’ın tarafını belirlememe yetmişti.
Kafamda siyasi hesaplar vardı. Bu iş daha ileriye gider mi? Giderse AKP gider mi, güçlenir mi?
Düşünsenize, 22 yaşında belki de konuyla alakası bile olmayan gencecik bir çocuk ölmüş, ben siyasi sonuçlar peşindeyim.
Bu noktaya nasıl geldim? Savaştığım şeye nasıl dönüştüm?
Bu noktaya nasıl geldik?
Bu işte yalnız değilim. “Grubun tekbir getirdikleri görüldü” diyor 90’lar esintili bir tweet. Ne oldu? Slogan atmakla tekbir getirmek farklı mı sanki?
Medya hep buydu. Peki, ben ve güvendiklerim buraya nasıl geldik?
‘Bizi bu noktaya Tayyip Erdoğan ve onun bölücü retoriği getirdi‘ demek çok kolay. Berkin’i öldürdüğü, ülkeyi soyduğu gibi bunu da o yaptı… Ucuz popülizmle tutunduğu koltuğundan kurduğu çıkar çeteleriyle ve uyguladığı şiddet politikalarıyla güven ortamımızı yok etti, bizi düşman etti…
Eğer hikâye gerçekten sadece buysa o zaman utanmamız gerekir. Ona oy verenler aptal, ama o oyları almak için kurduğu kutuplaşma tuzağına düşenler akıllı öyle mi?
Bencil ve sabırsısız
Sorun sadece Tayyip Erdoğan olamaz. Ona oy vermeye ikna olan kitleye karşı beslemeye başladığımız düşmanlık bizim suçumuz. Kemalist dogmalarla yetiştiğimiz için esir alınmış bir bilinçaltımız var demiyorum. Sorun daha basit ve daha içgüdüsel. Çaresiz ve korkağız. Daha kötüsü bencil ve sabırsızız.
Bencil ve sabırsız olduğumuz için birlik olamadığımızı, birlik olamadığımız için çare bulamayacağımızı biliyoruz ve korkuyoruz. Tünelin ucunda ışık göremiyoruz, lanet okuyoruz ve düşman oluyoruz.
Artık yazabilirim
Gerçek katillerin kim olduğundan bağımsız, Burak Can’ı bu bencilliğe kurban verdik.
Artık yazabilirim: Burak Can Karamanoğlu ölümsüzdür…


