1 Kasım’dan sonra Kemalistlerin koyun sürüleri yetmezmiş gibi, her gün İslamafobi, Kemalizm merdivenlerinde bir basamak daha çıkıp, atalarının babalarının dinine geri dönen, laik demokratların zebra sürüleri geldi.
AKP halkı tehditle, şantajla korkutmuş korkan halk da zebra sürüleri gibi AKP’ye doğru koşmuştu.
24 milyonluk bir zebra sürüsü. Teşekkürler. Çizgisiz koyundan, daha ileri bir model olan zebraya…
İşin esas komik tarafı, AKP halkı tehdit etti diye yazan yazarın seçimden bir hafta önce “Oluk oluk kan” akacak bu iktidar yerinde kalırsa. Bugün akan kandan daha fazlası akacak” yazıp o zebra sürüsünü kovalayan çakal sürüsünün içinde diş göstermiş olması değildi tabii.
İşin esas komik tarafı, bu yazıları ürkmüş bir zebra gibi sığındığı, cemaatin kullanışlı aptallara özel mecralardan birinde yazıyor olmasıydı…
İnsan bir kere aklını nefretine doğrayıp yemesin.
Her gün insan öldüren silahlı bir örgütün siyasi kanadından ülkeyi demokratikleştirmesini bile beklersin.
Önce savaşı başlatan Saray Gladiosu fasaryalarına atlayıp seçimden sonra da “HDP’yi PKK yaktı” analizleriyle Kandil’de bile kahkahalarla gülünen gülünç durumlara düşersin. Düştüğün yer de “Hendeklerin oylarını düşürmediğini aksine artırdığını” iddia eden eşbaşkanlardan daha az derin bir kuyu olmaz.
Yenmeyi bilmiyorlar anladık ama yenilmeyi de beceremiyorlar. Yenilmeyi bilmedikleri için de zaten yenilip duruyorlar.
Ama burada yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer de yok. Yenilgi yenilgi büyüyen bir nefret, ego ve maalesef bir meczuplaşma var artık.
Belki yüzde 49.5’un sahneye çıktığı bu dört yılda bir süre siyasete ara verip televizyonlarda zebra sürülerinin başına gelen vahim olayların anlatıldığı belgeselleri izlerler.
İyi gelecektir. Kafalarını toplarlar. Belki kalpleri yumuşar. Zebraları da anlamaya çalışır, onlara da hak verirler.