Ali Bayramoğlu: Bugün Türk yargısı için değil, Türkiye'nin vicdanı için önemli bir gün

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Temizöz davası da dâhil 90’larda işlenen devlet suçları ile ilgili açılan bir dizi dava, bu yıllarda devlet içerisinde gayrı resmi bir statüyle faaliyet gösteren Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Birimi’nin (JİTEM) de parçası olduğu kirli savaş operasyonları ile hesaplaşmak için çok önemli bir imkân sunmaktaydı. Fakat son dönemde beraatla sonuçlanan davaların da gösterdiği üzere bugün farklı bir siyasi iradenin yargı kararlarına yansıdığını görüyoruz.

Kısa süre öncesine kadar haklarında güçlü iddianameler hazırlanan ve ağır hapis cezaları talep edilen, insanlığa karşı suç işledikleri iddiasıyla yargılanan komutanların teker teker aklandığını gördük. Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinin Aşağı Ölçek köyünde Nisan 1995 tarihinde Nezir Tekçi’yi zorla kaybettiği için canavarca his ile veya işkence ve tazip ile kasten öldürmeden suçlanan Yarbay Kemal Alkan ile emekli Albay Ali Osman Akın, Eylül 2015’te beraat ettirildi. Mardin’de 1992-94 yılları arasında 13 kişiyi yargısız infaz etmek iddiasıyla yargılanan Musa Çitil, Mayıs 2015’te Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/50 esas sayılı ve 2014/118 numaralı kararı ile beraat edip, ardından geçtiğimiz Ağustos ayında da terfi ettirilerek Diyarbakır ili Jandarma Tugay Komutanı olarak atandı. Keza Silopi’de altı köylünün zorla kaybedilmesiyle ilgili yargılanan Emekli Tuğgeneral Mete Sayar, Temmuz 2015’te beraat ettirildi.

Aynı akıbet Temizöz Davası için de kapıda!

Cizre İlçe Jandarma Komutanı Emekli Albay Cemal Temizöz, eski Cizre Belediye Başkanı ve korucu başı Kamil Atağ, Kukel Atağ, Tamer Atağ, Adem Yakin, Fırat Altın (Abdulhakim Güven), Hıdır Altuğ ve Burhanettin Kıyak hakkında, davanın 18 Haziran 2015 tarihli son duruşmasında savcılık tarafından beraat istendi.

Bugün Türk yargısı için değil, Türkiye’nin vicdanı için önemli bir gün…

Ali Bayramoğlu’nun yazısı