Önemli bir eğitim kurumu, lise öğrencilerinin felsefe kulübü çalışmasına davet etti beni. Benim katılımım “Azınlık hakları” konusunda olacaktı.
Fena hâlde gerildim başta. Yaşları 14-17 arası gençlerle ‘soykırım’, ‘6-7 Eylül’ vs. tartışmak mümkün değil elbet.
Gençler arasından 10 gönüllü seçtim. Hepsine gündelik hayatımızda, sokaklarda her gün rastlayabileceğimiz yeni bir “kimlik kartı” dağıttım. Beş dakika boyunca bu yeni kimliklerinin yaşamlarını, mahallelerini, hayatlarını hayal etmelerini istedim.
Siyasetin ruhuna işlemiş muhafazakâr, milliyetçi, ahlakçı, mezhepçi, seksist, homofobik, militarist, baskıcı, fişlemeci politikaları konuşmadık bile oysa çocuklarla. Hissedilen sonuçları konuştuk sadece. Alevi, Kürt, Ermeni, Roman, ne açılımlar yapmıştık oysa son 10 yılda.