Akif Beki: Foncularla ilişkisinin boyutunu her siyasi yetkili açıklamak zorunda

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Fatma Betül Sayan Kaya’nın yalnız olmadığı açık. Teracı Erdin Özel’le yakınlığına münferit örnek, denilemez. Yıldıray Oğur Karar’da fotoromanını yazdı.

Yeni Parti ve Özgür Özel de peşini bırakacağa benzemiyor.

Dolayısıyla devlet sanki siyasi iktidardan ayrı calışan bir yapıymış, alâkaları yokmuş gibi davranamazlar. ‘Denetim ihmalini biz yapmadık, devlet ve kurumları yaptı, sorumlusu göz yuman bürokratlar; CIA ile MOSSAD bize seçim darbesi tertipledi, asıl hedef ve mağdur yine biziz, yine gafil avlandık’ teraneleri kurtarmaz.

Borsa İstanbul’la SPK sorumlu tutulup istifaya çağrılırken adı karışan iktidar partisi yöneticileri hiç üstlerine alınmıyor.

Fatma Betül Sayan Kaya görevden affını isteyip kabul edilince, borsadan topladığı parsayı iade edince bitti mi? Biter sanmasınlar.

Adâlet Bakanı Gürlek, TMSF’nin gönüllü iade hesabına 5 kişinin haksız kazancı geri ödediğini ama haklarındaki dosyanın ve soruşturmanın kapanacağı anlamına gelmediğini, iki katını yatıranlara en fazla etkin pişmanlıktan yararlanarak ceza indirimleri uygulanabileceğini bildiriyor.

Yani zararı gidermek, suçu ve cezasını ortadan kaldırmıyor.

Toplanan parsanın, vurulan paranın iadesiyle bitmeyecek, denilmesine rağmen tepkiler niye dinmiyor? Çünkü siyasi taşlardan hiçbiri yerinden oynamadı, hepsi yerli yerinde duruyor. Adı geçenlerden kimi de başını yana çevirip duymazdan geliyor.

Yeni Parti, en son AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’e, saadet zincirinden 20 milyar lira kaldırıp kaçtığı iddia edilen Osman Arıkan Nacar’la ilişkisini sordu. Cevap henüz gelmedi.

Tanışıklık, baş başa tatil, aralarından su sızmaması filan suç veya para ortaklığı anlamına gelmez. Muhaliflere bu hak tanınmasa da suçun şahsiliğini savunurum hep. Ancak foncularla ilişkisinin boyutunu her siyasi yetkili açıklamak zorunda.

Akif Beki’nin yazısı