İfade özgürlüğü insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi açısından kritiktir. İnsan hakları ilkeleri herkesin insan onuruna yakışır bir yaşam süreceği bir düzen için çaba sarf eder. İnsan onuruna yakışır bir yaşamın ne olduğunu veya olmadığı üzerine düşüncelerimizi belirtmemiz ifade özgürlüğü ile mümkündür.
Gerek insan onuru kavramı gerekse de fikirler konusunda 2 Ekim’de kaybettiğimiz Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hocamızın yürüttüğü kıymetli tartışmalar bulunuyor.
İoanna hocamızın söylediği “fikirler saygı konusu değildir” sözü derindir. Esasen, bu ifade derinliği kadar insan hakları açısından da temel bir hususu ortaya koyuyor: Fikirler cezalandırılmaz. Yani ifade özgürlüğü suç değildir.
Fikirler, düşüncelere karşısında ancak ve ancak fikirler ve düşüncelerle mücadele edilir.
Bir hak ihlalinin yol açacağı tek sonuç daha fazla hak ihlalidir. İfade özgürlüğüne ilişkin ihlaller de başka ihlallere yol açar. Hoşa gitmeyen görüşleri ifade edenlerin yargılanması, hapsedilmesi veya şiddet ortamının düzeyine bağlı olarak çeşitli fiziksel saldırılara maruz kalması mümkündür.
Hatta baskıcı hükümetler ve çatışmaların olduğu ortamlarda hoşa gitmeyen görüşleri ifade edenlerin öldürümesi de söz konusudur.
Tüm bu ihlaller sadece ifade özgürlüğünü kullananlar değil toplumun geri kalan kesimini de olumsuz etkileme riskini içerir. İnsanların görüşlerini ifade etmekten alıkoymak oto sansüre yol açabilir.
Muhtemelen muktedirlerin tahayyül ettiği düzen mutlak sessizlikdir. Ancak, insanlar görüşlerini ifade etmekten geri durmaz.