Şeref Oğuz: Sanayiciyi bezdirmeyin

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de sanayi, iki buçuk yıldır “büyüyorum” demiyor; “idare ediyorum” bile demiyor. İSO imalat PMI; 47,9’a indi. Ellinin altı daralma demek. Üretim üst üste 4 aydır düşüyor. İzlenen 10 sektörün 9’unda tempo yavaşladı. Tek istisna gıda… Mide çalışıyor, torna tezgâhı dinleniyor. Sıkıntı büyük.

Sanayici “bezdim” derken şiir okumuyor. Faiz hâlâ yüksek, ticari kredi %50-55 bandında; enflasyon %31 civarında. Kur enflasyonun gerisinde ve maliyet içeride şişiyor, dışarıda fiyat tutmuyor. Enerji faturası da cabası. Sonuç: 3 dolara mal olan malı, zar zor iki buçuğa satıp “rekabet ettik” deniyor.

Fabrikasını satılığa çıkaranı var. Kiralık tabela asanı da… Fabrikayı satsa çalışanın kıdem tazminatını ödeyemeyecek sanayici çok. Bazısı depo hizmeti verir hale gelmiş. Sanayici ruhu uçup gitmek üzere…

Sanayisizleşme, “artık üretmeyelim, ithal edelim” demenin kibar hâlidir. Erken sanayisizleşme emeklilik değildir. Daha sigorta primi dolmadan işten çıkarılmaktır. İthal mal ucuzdur, ta ki kur hapşırana kadar. Hapşırık geçince fatura üç katına çıkar, özür dilemez. Sanayiciyi bezdirmeyin.

Şeref Oğuz’un yazısı