Deniz Ülke Kaynak: Su artık teknoloji sisteminin damarla­rında dolaşan kan niteliğinde

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dünyamızın, yaşanan tekno­lojik sıçrama dolayısıyla yeni bir evreye girdiği hepimizin ma­lumu. Karbon düzenlemeleri ve vergileri, elektrikli araç teşvik­leri, kritik mineraller, batarya teknolojileri, güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri artık stratejik hale gelen ticaret savaşlarının araçları. Yeşil dönüşüm ister is­temez yeni bir enerji jeopolitiği mimarisi kurguluyor.

Bir yan­dan fosil yakıta bağımlılıktan çıkılırken, diğer yandan giderek lityuma, bakıra, kritik mineral­lere, bataryalara, elektrik şebe­kelerine ve veri merkezlerine bağımlı hale geliyoruz. Üstelik denklemde artık yeni bir oyun­cu da var: Yapay zekâ.

Dünyayı tersine döndüren bu yeni buluş, ekolojik anlayışımı­zı “suyun bulutlara ihtiyacı var” noktasından “bulut teknolojile­rinin suya ihtiyacı var” noktası­na getirmiş durumda. Su artık teknoloji sisteminin damarla­rında dolaşan ve ona hayatiyeti­ni sağlayan kan niteliğinde. Veri merkezleri, çipler, elektrik şe­bekeleri, soğutma sistemleri ve su, yeni küresel ekonomik mi­marinin temel direkleri.

Veri merkezlerinin sisteme saldığı ısının kontrol edilmesi gerekiyor ve soğuk su son tek­nolojik devrimin vazgeçilmesi. Jeopolitik mücadelenin okya­nuslara ve kutuplara yoğunlaş­masının nedeni de bu. Peki, öy­leyse biz suyu kime tahsis ede­ceğiz? İnsana mı? Tarıma mı? Sanayiye mi? Enerji üretimine mi? Veri merkezlerine mi?

COP31’e giderken Türkiye de dâhil tüm dünya kritik bir karar aşamasında gibi.

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı