Bir tarafta fon krizi… Bir koyup beş alanlar, doymayan insanlar, acayip acayip paralar. Ve elbette onları gözümüze sokanlar. Bir tarafta aşırı fakirlik, mesela sırt çantası iplikle dikilmiş halde okula yollanan çocuklar. Bir tarafta yine, yeniden bir maden faciası; babasız kalan küçükler.. Yüreğinin sıkışmasına yetiyor da artıyor her biri. Her sabah başka bir komediye, başka bir zihni sinir açıklamaya uyanmak… Yoruyor artık!
Memlekette sevinilecek hiç bir şey yok sanki. Ufak tefek mutuluklarla günü kurtarmaya çalışıyoruz kendimizce, sahte mutluluklar yaratıyoruz kendimize. Sabahları amaçsız uyanıyorsun resmen. Hatta uyanmak istemiyorsun. Bugün de kazasız belasız bitti diye uykuya dalıyorsun resmen. Yataktan kalkınca ne yapacağını bilemiyorsun, bilsen de yapmak istemiyorsun. Ruh gibi dolaşıp, ruh gibi yaşıyorsun.
Depresyon desen depresyon değil, hastalık desen o da değil. Herkese yabancılaşmış, motivasyonunu kaybetmiş bir hal. Ortamlara akıyorsun, tatillere gidiyorsun, sosyal hayata karışıyorsun belki ama zevk almıyorsun, hiçbir mana bulamıyorsun.