Ceren Sözeri: Herkesin bir ailesi var ama artık kimse güvende değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Burada mesele LGBTİQ hareket karşıtlığının sağladığı toplumsal konsolidasyon, bir anlamda duygulanımsal kamunun potansiyeli.

T24’ün önce nereden ve neden çıktığı belli olmayan bir trol kampanyasının hedefi olması, ardından Adalet Bakanlığı gruplarında “LGBT Propagandası” yapmakla “suçlanması” ve internet sitesinin 118 haber ve köşe yazısı gerekçe gösterilerek İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla kapatılması net bir örnek.

Kararda haberler ve sosyal medya paylaşımlarının “Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik olduğu” ve “gençlerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularındaki gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği” ifadeleri yazılmış, ancak yasal gerekçe “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması”na dayandırılmış.

Üstelik Anayasa Mahkemesi’nin İnternet Kanunu’nun bu ilgili 8/A maddesine dayanılarak tüm sitenin kapatılmasının ifade özgürlüğüne aykırı olduğuna dair pilot kararına rağmen. Belki hâkim AYM’nin kararını hatırlayarak ilk başvuruda site kapatmayı reddetti ancak ne olduysa dört gün sonra ikna olmuş.

Sendika.org, Mezopotamya Haber Ajansı, Jin Haber Ajansı’nın siteleri defalarca kapatılmıştı ancak Kürt sorununun çözümüne dair başlayan süreçle birlikte yeni düşman arayışı doğdu belli ki. T24’ün sitesinin kapatma gerekçesi hemen tüm medyaya uygulanabilir. Zaten haberlere bakıldığında hak ihlalleri, güncel olaylar bahane edilmiş, hukuki bir karşılığı yok, ahlaki bir panik yaratılmaya çalışılıyor.

Hak savunucularının tümü bir sabah baskınıyla alınabilir, Tuğba Tekerek gibi haber yaptığı için tutuklanabilir. 80’lerden bugüne baskılara uğramasına rağmen LGBTİQ hareketi ortadan kalkmadı. Bu baskıların hukuksuz olduğu kadar siyasi olarak da meşruiyetten yoksun hatta ayrımcılık olduğu çekinerek değil yüksek sesle dile getirilmeli. Herkesin ister onu doğurup yetiştiren ister seçtiği bir ailesi var, ama artık kimse güvende değil.

Ceren Sözeri’nin yazısı