Alaattin Aktaş: TÜİK madem madde fiyatlarını açıklamıyor en azından başka bir adım atabilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bilmiyorum siz de aynı hisse kapılır mısınız? Şehirler arası yolculuk sırasında adeta sonsuza uzanıyormuş hissi veren tarım arazisi görürsünüz. Uçakla Antalya’ya ya da benzer özellikte bir şehre iniş sırasında binlerce sera çarpar gözünüze. Sonra da büyük kentlerde tarım ürünlerinin fiyatının nasıl olup da çok yüksek seyrettiği gelir aklınıza ve şaşarsınız.

Fiyatlar, buralarda yapılan üretim tüketimi karşılamaktan uzak olduğu, arz-talep dengesi sağlıklı oluşmadığı için mi çok yüksek seyretmektedir; yoksa tarladan, seradan çıkış fiyatı makuldür de tüketiciye ulaşma sırasında mı denge bozulmakta ve perakende fiyat fırlayıp gitmektedir?

Bu sorunun yanıtını herhalde herkes biliyor. Tarladan, seradan çıkış fiyatının özellikle bazı dönemlerde ve bazı ürünlerde ne kadar düşük olduğu, bu ürünlerin tarlada kalmasından zaten belli. Ayrıca bu konuda resmi veriler de açıklanıyor, yani tarım ürünlerinin toptan satış fiyatı.

TÜİK, her ne kadar TÜFE kapsamındaki madde fiyatlarını açıklamıyorsa da tarım ürünlerinde toptan satış fiyatlarını ilan ediyor. Bu ürünlerin pazarda markette kaç liraya satıldığını da bilmeyen yok.

Dolayısıyla iki fiyat da belli; çiftçinin resmen ilan edilen satış fiyatı da, tüketicinin alış fiyatı da. Aradaki o devasa fark da kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Ama TÜİK madde fiyatlarını açıklamaktan vazgeçerken dile getirdiği o tuhaf gerekçeleri bir kenara koyup yeniden geçmişteki uygulamaya dönse ve TÜFE kapsamındaki fiyatlar açıklansa da toptan ve perakende fiyatlar arasındaki makas çok daha sağlıklı ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya çıksa.

Bu aşamada bir orta yol bulmak gerekiyor. TÜİK madem madde fiyatlarını açıklamıyor en azından başka bir adım atabilir. Bu konuda daha önce de dile getirdiğim çağrımı tekrarlamak isterim. Bu köşede 2 Temmuz’da kaleme aldığım “TÜİK’e açık mektup” başlıklı yazımda da ifade etmiştim.

“Madde fiyatlarını açıklamıyorsunuz hiç olmazsa tüm maddelerin ağırlıklarını ve her bir madde için her ay endeksi açıklayabilirsiniz. Zaten şimdi 174 grup başlığında endeks açıklanıyor. Buna ek olarak madde endekslerini açıklamak daha şeff af davranma adına bir adım olur. Hem madde fiyatını hiç açıklamıyor değilsiniz; işte tarım ürünleri üretici fiyat endeksi kapsamındaki fiyatlar… Vatandaş satın aldığı bir meyvenin, sebzenin tarladan kaç liraya çıktığını ve değişim oranını zaten görebiliyor. Perakende fiyattaki değişim de görülebilirse bir kıyaslama yapılarak nakliyeciye, komisyoncuya ne kadar ödeme yapıldığı hesaplanabilir.”

Alaattin Aktaş’ın yazısı