Bugünlerde tarih yeniden önümüze çıkacak gibi duruyor.
Malum, şu anda Yemen fili olarak ikiye bölünmüş durumda.
Başkent Sana dahil ülkenin Babülmendep Boğazı’na ve Kızıldeniz’e bakan kısmı Husiler’in kontrolünde.
Husiler, Şia’nın Zeydiyye mektebine mensuptur. İmam Zeyd, Hz. Hüseyin’in torunudur.
İmam Zeyd, Emevi hilafetine isyan ettiğinde İmam Ebu Hanife’nin İmam Zeyd’e 10 bin dirhem yardımda bulunduğu rivayet edilir. Ebu Hanife, İmam Zeyd’in çıkışını Hz. Peygamber’in Bedir Savaşı’ndaki çıkışına benzetmiştir.
Bunlar eski tarihi yakınlıklar.
Daha yakın olanı da var.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Şerif Hüseyin İngilizlerle ittifak edip Osmanlı’ya karşı savaşırken Zeydilerin yani Husiler’in lideri İmam Yahya Hamidüddin Osmanlılar’ın yanında durdu.
İngilizler’in cazip tekliflerini reddetti.
Yemen’de İngilizler mağlup edildi.
İngilizler’i Yemen’de yenmek Osmanlı’nın pek işine yaramadı. Diğer cephelerde İngilizler galip gelmişti ve Osmanlı askerleri Yemen’i İngilizler’e terk etmek zorunda kaldı.
Biz bugünlerde Mekke’de Suudi Arabistan ve Pakistan’la savunma ittifakı kurduk.
Suudi Arabistan Yemen’de Husilere karşı savaşıyor.
Husiler, dünyanın en önemli ticari deniz yollarından biri olan Babülmendep Boğazı’nı kontrol ediyor.
Husiler’i İran destekliyor.
Amerikalılar, Mekke Anlaşması’nı işaret ederek Türkiye’nin Husiler’e karşı savaşması gerektiğini söylüyor.
Tabii bu söylemekle hemen olacak bir şey değil.
Türkiye böyle bir savaşa girer mi?
Zannetmiyorum.
Peki tarihin hatırasına uygun davranır mıyız? Tarihten ders alır mıyız?
Bazen alırız bazen almayız.