Mustafa Karaalioğlu: Biz neden bu büyük tartışmanın içinde değiliz?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

(Anthropic CEO’su Dario) Amodei’den sonra Elon Musk (SpaceX) ve Sam Altman (OpenAI) de “Evet, risk var, hızı yavaşlatmalıyız” dedi. Birçok araştırmacı konuya dahil oldu ve tehlikenin sanılandan büyük olduğunu anlattılar.

Peki, acaba hâlâ geri dönüş noktasında mıyız? Bütün bu panik açıklamalarına rağmen, yavaşlamak veya güvenlik kontrolü mümkün mü? Bilinmez zira, yapay zeka artık sadece ticari şirketlerin tekelinde değil.

Peki gelelim bize…

Biz neden bu büyük tartışmanın içinde değiliz? Neden her konuda en baştayız ama bu ciddi meselede bir fikir dahi ileri süremiyoruz? Neden bir katkı veremiyoruz? Cevabı basit. Bilmiyoruz, bilemiyoruz. Konu ne anlamıyoruz.

Atıp tutmalarımıza bakmayın, böyle tartışmaları komplo teorisi olarak çiğnemenin ötesinde ilgi çekici bulmuyoruz. Bilim, teknoloji, dijitalleşme ve yapay zeka gibi mevzuların büyük hedeflerimize hizmet ettiği müddetçe anlamı vardır, yoksa hepsi dış güçlerin oyunudur! O yüzden dünya yıkılsa bizim meselemiz içeride muhalefeti, muhalif sesleri ne pahasına olursa olsun bitirmektir. Kontrolü sağlamaktır. Yapay zeka bu amaca hizmet ediyorsa anlamlıdır, yoksa ister dünyayı ele geçirsen ister dünyanın hizmetinde kalsın mana ve ehemniyeti yoktur.

Yapay zeka, bilinen üretim ve tüketim yöntemlerini, düşünce ve bilgi modellerini değiştirdi. Şimdi de güvenlik risklerini yeniden belirliyor ama bizim bunlara karşı inanılmaz bir bağışlığımız var. Niye kafamızı yoralım!..

Mustafa Karaalioğlu’nun yazısı