Sedat Başkavak: OVP'nin mesajı şudur; gıda şirketleri ve ihracatçılar için ucuz arz güvenliği oluşturulacak, destekler yerinde sayacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

OVP, tarıma dayalı sanayinin hammadde ihtiyacının karşılanması için sözleşmeli üretim ve tedarik zincirinin dirençli hale getirilmesi vurgusu yapıyor. Tarım ürünleri fiyatlarının baskılandığı, desteklerin azaltıldığı, ithalatla üretimin baltalandığı koşullarda, tarıma dayalı hammadde ihtiyacı karşılanamaz. En önemlisi de sözleşmeli üretim köylüyü kendi tarlasında tarım ve gıda tekellerinin kölesi haline getiren, köylünün ürününün fiyatının şirketler tarafından belirlendiği ve imza hariç diğer kısımlarının şirketler tarafından yazıldığı bir düzendir.

Sözleşmeli üretim, tarıma dayalı hammadde ihtiyacı için şirketlere pek çok olanak sağlıyor. Raflarında reyonlarında sattığı paketli gıdalardan kasalarda sattıkları tarım ürünlerine kadar, zincir marketlere tarım ürünlerini ucuza düşürecek olanak sağlıyor. Ülkenin en ücra köşelerine kadar yayılmış, on binlerce şubesiyle zincir marketlere etiket belirleyiciliği sağlıyor. Tedarik zincirinin dirençli hale getirilmesi diyerek tekellerin ihtiyacı tarım ve gıda ürünlerinin istedikleri standartlarda, istedikleri kadar ve ucuz düşürecekleri şekilde tedarik edilmesini planlıyor. Böylece üretici köylüye sefalet dayatırken, düşük ücret dayatması sonucu ya başka bir ürüne yönelmeyi ya da üretimden vazgeçmeyi beraberinde getiriyor. Halk ise tekellerin hakimiyetindeki gıdaya ulaşmak için, daha çok çalışıp daha çok para harcıyor. İşte bu tüccar düzeni nedeniyle sürekli üretimde dalgalanma, tarımsal istihdamda azalma ve ithalat için yeni kararların önünü açıyor.

Arz güvenliği ve tarıma dayalı hammadde ihtiyacı destekle, teşvik edilen bir üretimle mümkündür. Birkaç gün önce 2026 tarım desteklerinde yapılan artış 2027’de, OVP ile açıklanan 2027 tarım bütçesi içinde yer alan desteklerin ise 2028’de verileceği düşünüldüğünde mazot, ilaç, gübre ve yem fiyatları kaç olur, ürün maliyeti ve enflasyon ne kadar artar bilinmediği için açıklanan ve açıklanacak desteklerinde kuşa döneceği açıktır.

Sonuç olarak OVP’nin verdiği mesaj şudur; gıda şirketleri ve ihracatçıların tedarik sağlayabilmeleri için ucuz arz güvenliği oluşturulacak, destekler yerinde sayacak. Üretici köylü, tarım ve gıda tekellerinin hammadde temini için “alıcı belli fiyat belli” denilerek sözleşmeli üretim üzerinden tedarik zincirine bağlanacak. Köylü ucuza satacak halk pahalı yiyecek diyor.

Sedat Başkavak’ın yazısı