OVP’lerin çalışma hayatı açısından alâmet-i farikası “esnek ve yeni nesil çalışma biçimleri” ifadesidir. Bu ifade uzun yıllardır OVP’de var, ama dili biraz değişti. Eskiden “düzenleme yapılacak” deniyordu. Son OVP’de bu, “mevzuat düzenlemelerinin etkin uygulanması sağlanacak, ikincil mevzuat çalışmaları tamamlanarak güvenceli esneklik yaygınlaştırılacaktır” ifadesine dönüşmüş. Tartışma aşaması kapanmış, uygulama aşamasına geçilmiş gibi.
Eski OVP’lerde, harfiyen şu cümle yer alıyordu: “İş Kanununda sosyal taraflarla diyalog halinde yapılacak değişiklikler ve bu doğrultuda gerçekleştirilecek ikincil mevzuat çalışmaları ile işgücü piyasalarında güvenceli esneklik sağlanacaktır.” Son OVP’de “sosyal taraflarla diyalog halinde” ibaresi düştü ve geriye “mevzuat düzenlemelerinin etkin uygulanması sağlanacak” cümlesi kaldı —ne sosyal taraf var ne diyalog! OVP’nin kapsamlı esneklik vaadi gündemden düşmedi, düşen, bunu sosyal taraflarla müzakere etme vaadidir. Benim anladığım kadarıyla, “kimseyle müzakere etmeden çalışma hayatında esneklik sağlayacağız” demeye getiriyorlar. Müzakere etseler buna hayır diyecek bir taraf var mı orası da şüpheli! Yeni nesil esnek çalışma düzeni için müzakere gibi eski nesil bir kavrama ne gerek var, değil mi?
Öte yandan “güvenceli esneklik” kavramının kendisi tam bir oksimoron ve palavradır. “Güvenceli esneklik’, İngilizcedeki flexicurity kavramının Türkçeleştirilmiş biçimidir. Flexibility ile security sözcüklerinden türetilen bu kavramın Türkiye’de ‘güvenceli esneklik’ biçiminde kullanılması, esnekliği güvence sağlayan bir mekanizma gibi sunuyor. Oysa esneklik ve güvence birbirine zıt iki kavramdır. Bu iki kavram birleştirilerek ”flexsecurity” icat edilmiştir. Bu İngilizce kavram sevimli hale getirilerek Türkçeye “güvenceli esneklik” olarak çevriliyor. Bu kavramın icadının amacı çalışma hayatında güvenceleri artırmak değil, güvenceleri sınırlamak ve azaltmaktır. Nitekim çalışma hayatında yapılan düzenlemelerin esası güvencelerin azaltılması ve esnekliğin artırılması yönünde olmuştur. Güvencesizliğin ambalajını ise “yeni nesil çalışma biçimleri” oluşturuyor. “Yeni nesil” dedikleri yeni teknolojileri sonuna kadar kullanan ama o eski nesil vahşi kapitalizm zihniyetine dayanan çalışma biçimleridir: Uzaktan çalışma, platform çalışması, çağrı üzerine çalışma, kiralık işçilik, kısmi süreli çalışma, geçici işçilik…
Bunların bir bölümünü gerçekleştirdiler. Şimdi asıl hedef geçici işçiliği yaygınlaştırmak. Yani iş sözleşmelerinin belirli süreli yapılmasının önündeki engelleri kaldırmak ve mümkün olduğunca belirli süreli (geçici) işçi çalıştırmak. Bunu “iş-özel hayat uyumu” gibi ambalajlara sarıyorlar ama özü değişmiyor. “Güvenceli esneklik” dendiğinde güvencenin azaldığı ve esnekliğin arttığı bir çalışma rejimini anlamak lazım.
Aziz Çelik’in yazısı