Uzunca bir süredir yapay zekânın milyonlarca insanı işsiz bırakıp bırakmayacağını tartışıyoruz. Bugüne kadarki veriler henüz böyle kitlesel bir iş kaybına işaret etmiyor. Ancak daha sessiz bir dönüşüm yaşanıyor.
Stanford Digital Economy Lab’ın ABD’deki milyonlarca çalışanın bordro verilerini inceleyen araştırması oldukça dikkat çekici. Yapay zekâya yüksek derecede maruz kalan mesleklerde çalışan 22-25 yaş grubunun istihdamı, yapay zekâya daha az maruz kalan benzer genç çalışanlara kıyasla olması beklenen seviyenin %19 altında.
Deneyimli çalışanlarda ise aynı ölçüde bir ayrışma görülmüyor. Bunun nedeni aslında oldukça basit. Genç çalışanların iş hayatına başlarken yaptığı birçok görev yapay zekânın en kolay üstlenebildiği işler arasında. Basit kod yazmak, veri toplamak, rapor hazırlamak, metin oluşturmak veya temel analiz yapmak bunlardan bazıları. Şirket deneyimli çalışanını yapay zekâ ile daha verimli hale getirirken yanında çalışacak yeni mezuna daha az ihtiyaç duyabiliyor.
Eğer yapay zekâ kariyer merdiveninin ilk basamaklarını ortadan kaldırırsa geleceğin deneyimli çalışanları nasıl yetişecek? Bu nedenle yapay zekânın istihdam üzerindeki etkisini yalnızca kaç kişinin işini kaybettiği üzerinden değerlendirmek eksik kalıyor.