İş yerlerinde şiddet denildiğinde çoğu kişinin aklına fiziksel saldırılar gelir. Oysa şiddet her zaman açık ve fiziksel biçimde ortaya çıkmaz. Bir çalışanın sürekli dışlanması, küçümsenmesi, başarılarının görmezden gelinmesi veya gerekli bilgilerin kendisiyle paylaşılmaması da şiddetin görünmeyen biçimleri arasında yer alabilir. Aynı veya benzer hiyerarşik düzeydeki çalışanlar arasında görülen bu davranışlar yatay şiddet olarak adlandırılır.
Yatay şiddetin ortaya çıkmasında yalnızca bireysel özellikler değil, çalışma ortamının yapısı da rol oynar. Yoğun rekabet, performans baskısı, adaletsiz ödüllendirme, belirsiz görev tanımları, yüksek iş yükü ve iletişim sorunları gerilimi artırabilir. Yöneticilerin çatışmaları zamanında fark etmemesi veya olumsuz davranışları görmezden gelmesi de bu tutumların normalleşmesine yol açabilir. Bu nedenle yatay şiddet yalnızca iki çalışan arasındaki kişisel bir sorun olarak görülmemelidir.
Açık iletişimin desteklenmesi, yöneticilerin çatışma yönetimi konusunda eğitilmesi, farkındalık çalışmalarının yapılması ve çalışanların güvenle başvurabileceği bildirim mekanizmalarının oluşturulması önemlidir. Adil iş yükü ve görev dağılımı ile rekabet yerine iş birliğini teşvik eden bir kurum kültürü de bu süreci destekler. Yatay şiddet çoğu zaman küçük ve önemsiz görünen davranışlarla başlar; ancak tekrarlandığında çalışanların güven ve aidiyet duygusunu ciddi biçimde etkileyebilir.