Geçen gün gözüme ilişti, İslamcı bir hanımefendi, Başbakan’ın evinden para çıkarmaya ilişkin telefon kayıtları için bir açıklama getirmiş. “Eğer bu kaset doğruysa zenginler, dağıtılmak üzere Başbakan’a zekâtlarını vermişlerdir” demiş. Yolsuzlukları görmemek üzere ant içmenin en güzel bir örneğini vermiş. (…) Kıssadan hisse… Bu ülkede kimin eline güç geçtiyse, ‘Yüzüklerin Efendisi’ndeki gibi, başı döndü, yalpaladı. Herkes bir diğerinin sarhoş halini gördü tiksinti duydu. Bir tek kendini görmedi. Bu ülkede darbeci vardır, yolsuzluk vardır, fişleme vardır, hile hurdayla telefon dinleme, milleti fişleme ve envai çeşit illet vardır… Bir tek kendinle yüzleşme geleneği yoktur, bir tek o yoktur…