ELMAS TOPCU
@topcuelmas
17 Aralık 2014’te ‘Türkiye adına ajanlık faaliyeti yürüttüğü‘ iddiasıyla Almanya’da tutuklanan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eski danışmanlarından AKP’li üst düzey bürokrat Muhammed Taha Gergerlioğlu’nun tutuksuz yargılanma başvurusu reddedildi.
Kamuoyunda ‘Erdoğan’ın Almanya’daki casusu’ diye anılan Gergerlioğlu’nun, hakkındaki davanın başlayacağı tahmin edilen sonbahar aylarına kadar tutuksuz yargılanmak üzere başvuru yaptığı, hakimlerin ise ‘kaçma tehlikesi’ olduğu gerekçesiyle başvuruyu reddettiği bildirildi.

Muhammed Taha Gergerlioğlu’yla birlikte tutuklanan, 58 yaşındaki Ahmet Duran Y. ve üçüncü şüpheli 33 yaşındaki Göksel G., geçtiğimiz aylarda tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
Gergerlioğlu neyle suçlanıyor?
Aralık ayında tutuklanan üçlü için federal savcılık, ‘Bir Türk istihbaratı için casusluk yaptıkları iddiasıyla’ ibaresini kullanmış, Alman Ceza Yasası’nın 99’ncu maddesinin 1’nci paragrafına göre, ‘Almanya’da ajanlık faaliyeti yürütmek’ten soruşturma yürütüldüğünü duyurmuştu.
Mayıs ayı başında iddianameyi tamamlayan Almanya Federal Başsavcılığı, üç zanlı hakkında dava açılması için Koblenz Eyalet Yüksek Mahkemesi’ne başvuruda bulunmuştu. İddianamede, Şubat 2013’ten gözaltına alındıkları 17 Aralık 2014 tarihine kadar, adı geçen kişilerin ‘Bir Türk istihbaratı için‘ Almanya’da faaliyet yürüttükleri ibaresi yer almıştı.
İstihbarat üçlü sistem üzerine kurulu
Spiegel dergisi şüpheli şahıslar hakkında Almanya’da, Türkiye’den gelen göçmenler ile Türkiye kökenlilere ait örgüt, STK, muhalif gruplar ve şahısların izlenmesiyle toplanan istihbaratın Türkiye’ye aktarılması faaliyeti yürüttüğü yönündeki iddialara yer vermişti.
Derginin internet sayfasında yer alan haberde, Gergerlioğlu ve ekibinin, Türkiye’nin resmi istihbarat yapısı içinde yer almadığı da belirtilmişti.
Yine Spiegel’deki habere göre Gergerlioğlu’nun, bir telefon görüşmesinde, Türkiye’de istihbaratın üçlü bir sistem üzerine kurulu olduğundan bahsettiği ileri sürülmüştü. MİT, görünmeyen bir istihbarat ve onun da ötesinde üçüncü bir istihbaratın var olduğu, ancak teşkilat için çalışanların dahi kendi aralarında birbirini tanımadığı belirtiliyordu. Erdoğan’ın bu üç istihbaratı da kullandığı ifade ediliyordu.
112 kişiye ait pasaport bilgileri
Bu nedenle Alman savcıların, Gergerlioğlu ve diğer zanlıların Almanya’da da Erdoğan için özel bir sistem kurma çabası yürüttüğünden yola çıktığı tahmin ediliyor. Alman savcıların, Gergerlioğlu ve onunla birlikte gözaltına alınan iki zanlının Almanya’dan yolladığı bilgilerin güvenilirliğine ise şüpheyle yaklaştığı görülüyor ve aktarılan birçok bilginin ‘insanları kötüleme, iftira‘ üzerine kurulduğundan bahsediliyordu.
Spiegel, soruşturmayı yürüten yetkililerin, Gergerlioğlu’nun telefonunda da çok sayıda fotoğraf ve bilgi tespit ettiğini aktarmıştı. Gergerlioğlu’nun cep telefonunda 112 kişiye ait pasaport bilgileri bulunduğu ileri sürülmüş, Alman kriminal uzmanların, çocuklara, yetişkinlere, kadınlara, erkeklere, Türklere, Almanlara ve İranlılara ait olduğu bildirilen bu bilgilerin, bir sisteme göre toplandığı izlenimine sahip olmadığı aktarılmıştı.
Ankara’dan Alman yargısına müdahale
Focus dergisinin haftasonunda yayınladığı bir haberde ise Gergerlioğlu konusunda Ankara’nın Alman yargısı üzerinde baskı kurmaya çalıştığı ileri sürüldü. Dergi, Gergerlioğlu hakkındaki tutuklama kararı okunmaya başlarken salona Karsruhe Başkonsolosu Serhat Akşener’in girdiği ve hakime, bu zor anında vatandaşlarının yanında olmak, ona destek vermek istediği için geldiğini söylediği vurgulanıyor.
‘Erdoğan’ın öfkesinden payınızı alırsınız’
Hakim Yvonne O.’nun tutuklama kararını okumaya devam ettiği sırada, yanındaki telefonun çaldığı ve telefonun diğer ucundaki sesin, Ankara’dan bir profesör adına arayan bir avukat olduğu ve hakime, karşısındaki şüphelinin Erdoğan’ın etkili danışmanlarından biri olduğunun aktarıldığı öne sürülüyor. Focus’a konuşan ve adını vermek istemeyen bir savcı, bu şekilde Alman yargısı üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığını, başkonsolosun ve Ankara’dan arattıran profesörün, ‘Gergerlioğlu’nun saçının teline bir zarar gelirse, Erdoğan’ın öfkesinden payınızı alırsınız’ mesajı vermeyi hedefledikleri yorumunu yapıyor.
Casusluğu kamufle etmek için firma kuruldu
Focus dergisi, Gergerlioğlu’nun casusluk faaliyetini beraber yürüttüğü ileri sürülen Göksel G. ile beraber, Türk-Alman şirketlerine danışmanlık yapan bir ajans kurduğunu yazarken, ‘Acaba bu, casusluk faaliyetlerini kamufle etmek amacıyla mı yapıldı’ sorusunu soruyor.
Bad Dürkheim’daki bu şirket kurulurken gerekli 25 bin avro sermayenin, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın bu tür faaliyetler için kullandığı ödenekten aktarıldığı iddia ediliyor. Almanya’yı iyi bilen, yıllar önce Mönchengladbach’daki NATO Süratli Reaksiyon Kolordusu Karargahı’nda irtibat subayı olarak da görev yapan Fidan’ın, Gergerlioğlu’nun tutuklanmasından büyük ölçüde rahatsızlık duyduğu yorumu da haberde yer alıyor.
Dava sonbaharda
Gergerlioğlu’nun ise şimdiye kadar sustuğu ve iddialara yönelik ifade vermediği kaydediliyor. 59 yaşındaki Gergerlioğlu’nun davasının sonbahar aylarında başlaması bekleniyor.