Ahbap soruşturması: Hüseyin Başaran'ın ifadesi

Ahbap Derneği soruşturmasında gözaltında bulunan Başaran Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran’ın polis ifadesine ulaşıldı.

Man in a light blue shirt stands beside a scale model yacht on a glass display in a modern office.
Hüseyin Başaran. Fotoğraf: Fortune Turkey

Başaran, Ahbap Derneği soruşturmasının dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan isimlerden.

İşadamı soruşturmanın ilk aşamasında (şikayetçi) olarak yer almıştı. Başaran’ın ‘kimsesiz kız çocukları için yurt yapılacağı’ vaadiyle 60 milyon dolar değer biçilen 22 taşınmazı Ahbap Derneği’ne devrettiği, ancak taşınmazların vaat edilen amaç doğrultusunda kullanılmadığını ve bedelinin ödenmediğini öne sürerek savcılığa suç duyurusunda bulunduğu öne sürülmüştü.

İstanbul başsavcılığın açıklamasına göre Başaran hakkındaki işlem, soruşturmanın ‘Yeliz Kaya’ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler’ başlığında yürütülüyor. Ahbap Derneği’nin tutuklu kurucusu Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya da tutuklanan isimlerden. Savcılık, 22’si Başaran Holding A.Ş.’ye ait 59 taşınmazın Kaya’ya devredildiğini tespit etmişti.

Başaran, polis ifadesinde sadece taşınmaz sattığını, parasını alamadığını, mağdur olduğunu savundu.

Anadolu Ajansı’nın (AA) aktardığına göre işadamının ifadesi şu şekilde:

“Haluk Levent’le yaklaşık dört yıl önce Trabzon’da bir otelde tanıştım. Bu yıl şubattaysa Göktürk’teki bir balıkçıda karşılaştık. Haluk Levent aynı ay içinde Göktürk’teki inşaatıma geldi, daireleri gezdikten sonra fiyat sordu.

Daha sonra deprem bölgesinde yaptığı yardımlardan ve ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in yardım fonlarından bahsetti. BM genel sekreter yardımcısıyla çekilmiş fotoğraflarını gösterdi.

Bu kişilerin ona çok güvendiğini ve çeşitli zamanlarda deprem bölgesi için fon gönderdiğini anlattı. Bu çalışmalara ilişkin videolar izlettirdi, bunları görünce Haluk Levent’i ciddiye aldım.

Bu fonlardaki paraların altı, dokuz ay gibi çeşitli zamanlarda gelebildiğini ama fonlardaki paranın gelebilmesi için taşınmazların kendisine ait barter havuzunda toplanması gerektiğini söyledi. Daha sonraki yaptıracağı yardımların da bu barter havuzundan karşılanacağını söyledi.

Bu sistemle herhangi bir ilgim yok, Haluk Levent kullandığı sistemin bu olduğunu anlattı. Haluk Levent benden taşınmaz satın almak istediğini, bu taşınmazlar üzerinden fon sağlayacağını ve fonların dört, beş ay sonra geleceğini, ödemeyi vadeli yapacağını söyledi. Güvenerek ödemelerin vadeli yapılmasını kabul ettim.

Haluk Levent bir süre sonra yine aynı satış ofisine, asistanı olduğunu söylediği Yeliz Kaya’yla geldi. Protokolle toplam 602 milyon lira karşılığında dört taşınmazın Yeliz Kaya’ya devredilmesi kararlaştırıldı. Haluk Levent bunun nedenini yurt dışından gelecek fonların yetkilisinin Yeliz Kaya olması şeklinde açıkladı.

Senetlerin vadesinin günü gelmeden Yeliz Kaya’nın hesabından ilk ödemenin küçük bir kısmı erken yapıldı. Bu bende güven oluşturdu.

Haluk Levent evime ve işyerime hemen hemen her gün gelmeye devam etti. Haluk Levent Hatay’da bulunan bir okul resmi getirerek bu okulun tamamlandığını söyledi. ‘Buna rahmetli kızınızın adını verelim abi’ dedi. Ayrıca ramazan çadırı yaptırdığını ve yine üzerine kızımın adını yazdığını gösterir bir fotoğraf gösterdi. (Diken’in notu: Hüseyin Başaran’ın kızı Mina Başaran 11 Mart 2018’de uçak kazasında yaşamını yitirmişti. Evlilik hazırlığındaki Mina Başaran 28 yaşındaydı).

Tüm bunları kızıma hassasiyetimden dolayı yaptığını ve kendisine güvenmeye devam etmemi sağlamaya çalıştığını düşünüyorum.”

‘Mağdur edilen benim’

Polis, Başaran’a ’60 milyon dolarlık diye bahsettiği taşınmazların ekspertiz değerinin 24 milyon 800 bin dolar olduğunu’ hatırlattı ve aradaki farkı sordu. İşadamı bunun üzerine ifadesine şöyle devam etti:

“Haluk Levent yine ofisime gelerek başka taşınmazlar da almak istediğini, bunların da yine vadeli olmasını istediğini, fonlardan gelecek parayla ödeyeceğini söyledi. 2026 Şubat’tan nisan sonuna kadar 22 taşınmaz satışı yaptık. Bu taşınmazların tamamı Yeliz Kaya isimli kişiye devredildi. Toplamda 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira bedelle satış yapıldı ancak karşılığında sadece dört ayrı işlemde 151 milyon 680 bin lira aldım.

Tüm protokoller tarafımda mevcuttur, 20 sayfadan oluşan belgeler ek olarak sunulmuştur. Yeliz Kaya’ya devredilen taşınmazların bedelleri rayiçlere uygundur, hepsi incelenebilir. Banka ekspertizlerinde her zaman için rayiçten daha düşük bedeller çıkar bunların dikkate alınmaması gerekir.

Hatta Başaran Trabzon Çimento’ya ait fındık fabrikasına normalde 12 milyon dolar istenilirken 7 milyon dolara Yeliz Kaya’ya devrettik.

Son satışla birlikte ödeme günü yaklaştıkça Haluk Levent beni oyalamaya başladı. İletişim kurmaya çalıştım ancak telefonlarına çıkmamaya başladı. İrtibat kurduğumdaysa ABD’de olduğunu, fon yetkilileriyle toplantı yaptığını, daha sonra da mide kanseri olduğunu söyledi.

Sonuç olarak ben de artık şüphelenmeye ve durumu araştırmaya başladım. Araştırmalarım sonucunda tapu kayıtlarını incelediğimizde, Yeliz Kaya’nın taşınmazları bir iki gün içerisinde Ankara’daki Esin Ö. Ç. (işadamı, soruşturma kapsamında ev hapsinde) isimli kişiye veya bu kişinin sahibi olduğu Kanat Savunma ve Globus Savunma’ya devrettiğini, daha sonra bu kişiler tarafından yüksek miktarlarda kredi başvuruları yapıldığını ve tüm taşınmazlara ipotek konulduğunu gördük.

Esin Ö.Ç.’yi tanımıyorum. Üç ödeme Yeliz Kaya’dan, bir ödemeyse Esin Ö.Ç.’nin sahibi olduğu Globus Savunma şirketinden ‘Yeliz Kaya adına daire satış bedeli işlem’ açıklamasıyla yapıldı. Bu durum üç kişinin birlikte hareket ettiğini gösteriyor.

Ahbap Derneği’ne hiç bağışta bulunmadım. Kahramanmaraş merkezli depremlerin olduğu dönemde şirketimden resmi kanallar üzerinden şahsi yardımlarda bulundum.

Taşınmazlara dair tüm işlemler hakkında savcılığa şikayette bulundum ayrıca tedbir talepli hukuk davası açtım ve bu tedbirler tapulara konuldu. Ben çok uzun yıllardır bu işi yapmaktayım, sadece taşınmaz satışı gerçekleştirdim ve paramı da alamadım bu konuda mağdur edilen de benim.”

Ahbap Derneği soruşturması

İstanbul başsavcılığının Ahbap Derneği soruşturmasında suçlamalar, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’.

Soruşturma kapsamında Ahbap Derneği çalışanları hakkında MASAK raporları düzenlendi, hesap hareketleri incelendi, teknik ve fiziki takip yürütüldü. Ardından şu ‘tespitler’e varıldı:

  • Mali profille uyumsuz yüksek tutarlı para hareketleri
  • Aralarında yüksek miktarlı para transferleri
  • Şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynama ve yüksek miktarlarda para kaybı
  • Kısa sürede çok sayıda zincirleme tapu devri

16 Temmuz’da mal varlığına el konulan Ahbap Derneği’ne 27 Temmuz’da kayyım atandı. 29 Temmuz’da da derneğe bağlı 13 şirkete kayyım atandı. Soruşturmada derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent ve Babala TV’nin sahibi Oğuzhan Uğur dahil 28 kişi tutuklu.

Ahbap Derneği’ne bağlı 13 şirkete TMSF kayyım atandı

Ahbap Derneği’ne kayyım atandı

Ahbap soruşturması: Fatih Portakal, pişmanlığını dile getirdi

Haluk Levent’in ifadesi: Yolsuzluk değil usulsüzlük

Eski şoförü: Haluk Levent hesabımı kullanır, Kıbrıs’a gittiğinde kumar oynardı

Haluk Levent: Söyleyeceklerimin resmi kayıtlara geçmesini istemiyorlar