Kore Savaşı, 27 Temmuz 1953’teki ateşkes anlaşmasıyla durdu ancak barış antlaşması imzalanmadığı için savaş teknik olarak devam ediyor.

25 Haziran 1950’de Kuzey Kore’nin Güney Kore’yi işgaliyle başlayan savaş, 27 Temmuz 1953’te bir ateşkes anlaşmasıyla sona erse de birçok girişime rağmen barış antlaşması imzalanamadı.
Türkiye en çok kayıp veren üçüncü ülkeydi
Savaşta Çin ve Sovyetler Birliği Kuzey Kore’ye, ABD öncülüğündeki Birleşmiş Milletler (BM) de Güney Kore’ye savaş boyunca destek verdi. Türk Tugayı da Kuzey Kore işgalini sonlandırmak için BM gücü olarak savaşta Güney Kore’nin yanında yer aldı.
Tuğgeneral Tahsin Yazıcı emrindeki 1’nci Türk Tugayı, Eylül 1950’de Hatay’ın İskenderun Limanı’ndan yola çıktı ve 12 Ekim 1950’de Pusan Limanı’na ulaştı.
ABD, 1 milyon 789 bin askerle Kore Savaşı’na en çok asker gönderen ülke olurken Britanya 56 bin askerle ikinci, Kanada 26 bin 791 askerle üçüncü sırayı aldı.
Güney Kore Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre savaşa 21 binden fazla askerle katılan Türkiye ise dördüncü sırada yer aldı.
Güney Kore’de 40 bin 670’i BM askeri, 137 bin 899’u Kore askeri olmak üzere 178 bin 569; Kuzey Kore’deyse 508 bin 797 asker hayatını kaybetti.
36 bin 940 askeri ölen ABD, en çok kayıp veren ülke oldu.
Güney Kore Gazi Bakanlığının kayıtlarına göre cephede ölen 700’ü aşkın askerin yanısıra yaralanıp cepheden ayrıldıktan sonra vefat eden ve kaybolanlar dahil edildiğinde Türkiye, 900 askerle Britanya’nın ardından en çok kayıp veren üçüncü ülke oldu.
Kore’nin Busan kentindeki BM Kore Anıtsal Mezarlığı’nda savaşta hayatını kaybeden 462 Türk askeri yatıyor.
Barış antlaşması girişimleri
Savaş sonrası iki ülke birleşme amacıyla birçok görüşme yapsa da son yıllarda özellikle Kuzey Kore’nin iki ülkeyi defalarca karşı karşıya getiren nükleer silah ve füze programı denemeleri, 1953’ten bu yana süren savaşın sonlanmasının önündeki en büyük engellerden biri.
ABD/İsrail-İran Savaşı, Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail’in Gazze’ye ve birçok ülkeye saldırıları, Rusya-ABD’nin iki Kore arasındaki farklı askeri işbirlikleri, Kuzey ile Güney arasındaki gerginliğin sıcak çatışmalara dönüşme riskini de beraberinde taşıyor.
Rusya’nın, Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana mesafe koyduğu Kuzey Kore’yle yeniden yakınlaşması, Güney Kore’ninse Batı’ya yakınlaşması Yarımada’daki gerginliği artıran adımlar arasında.
Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un Ukrayna savaşı konusunda Rusya’ya ‘tam destek’ açıklamaları da gerginliği artıran adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan Güney Kore’nin bu yıl göreve gelen Devlet Başkanı Lee Jae Myung, göreve başladığı günden bu yana Kuzey Kore’yle ilişkileri normalleştirmeye yönelik mesajlar veriyor.
Yakın zamanda Kuzey Kore’yle ilişkilerde ‘nükleerden arındırma‘ merkezli politikadan ‘önce barış’ politikasına geçilmesi de Güney Kore’nin barış arayışları çerçevesinde değerlendiriliyor.
Dünyanın birçok bölgesinde çatışmaların sürdüğü dönemde 1953’te ateşkesle sonlanan savaşın bir barış antlaşmasıyla sona erip ermeyeceği bilinmiyor.
Kore Savaşı’nın ardından barış antlaşması arayışı devam ediyor.