Ahbap soruşturması başladı başlayalı bir cadı avıdır sürüp gidiyor.
Herkes birbirini suçluyor. “Sen destek verdin”, “Sen çağrı yaptın” diye paylaşımlar yapılıyor. İnsanlar hedef gösteriliyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise bu kaosa rağmen ayakları yere basan ciddi bir soruşturma yürütüyor.
Ahbap soruşturması, Türkiye’nin sadece bir yardım derneğini değil, afet dönemlerinde oluşan para trafiğini, kamu-özel sektör ilişkilerini ve hesap verebilirlik mekanizmalarını da test eden önemli dosyalardan biri haline geldi.
Bu nedenle soruşturmanın başarısı, ne sosyal medyanın yönlendirmesiyle ne de siyasi saiklerle ölçülür. Başarı; delile dayalı, tarafsız, şeffaf ve hukuk devleti ilkelerine uygun bir yargılama sürecinin yürütülmesiyle mümkün olacaktır.
Gerçekler ortaya çıktığında kazanan ne bir taraf ne de bir kesim olacak; kazanan yalnızca adalet olacaktır, kamu yararı olacaktır.
Bu süreçte yaşanan bir başka sorun da “suçun şahsiliği” ilkesinin adeta unutulmuş olmasıdır.
Bir dönem aynı karede yer almak, bir yardım çağrısını paylaşmak ya da bir organizasyona destek vermek tek başına suçun delili olamaz.
Aksi halde yarın herhangi bir sosyal sorumluluk kampanyasına destek veren herkes, yıllar sonra bambaşka bir soruşturmanın hedefi hâline gelebilir.