L. Doğan Tılıç: Trump da kendisini Truva'dan dönen Agamemnon gibi hissetti ve turkuazı kırmızı gördü

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Trump önüne mi bakmıyor, baktığını mı görmüyor, renk körü mü de üstünde yürüdüğü turkuaz halıyı “Erdoğan bana kırmızı halı serdi” diye kendine özel bir iltifat saydı? O halı sadece ona değil herkese serildi. Ama bir tek kırmızı diye altını çizdi.

Kırmızı halının tarihini düşündükçe bizim turkuaz bana çok daha sempatik geliyor. Malum, kırmızı halı (aslında mor-kırmızı) ilk kez MÖ 458 yılında yazılan Aiskhylos’un tragedyası Agamemnon’da görülür.

Truva Savaşı’ndan zaferle dönen Kral Agamemnon’u karşılayan eşi Klytaimnestra, onun yürüyebilmesi için yere mor-kırmızı renkte değerli kumaşlar serdirir. Böyle gösterişli bir halı üzerinde yürümenin yalnızca tanrılara yakışacağını düşünerek önce karşı çıksa da Agamemnon kırmızı halıda yürümekten kendini alamaz.

Kim bilir, oraya buraya bombalar atan, dünyanın en mükemmel savaş makinesine sahip olmakla övünen Trump da NATO zirvesine gelirken kendisini Truva’dan dönen Agamemnon gibi hissetti ve turkuazı kırmızı gördü.

Trump’ın, Antik Yunan tiyatrosunun en önemli eserlerinden biri ve Oresteia adlı üçlemenin ilk oyunu olan Agamemnon’dan haberdar olduğunu sanmam. Haberdar olsa, o “kırmızı halı yürüyüşü”nün aynı zamanda yaklaşan trajedinin simgesi olduğunu da bilir, turkuazı tercih ederdi.

Onun bastırmasıyla NATO, Avrupa ekonomisinin bir savaş ekonomisine dönüşmesinin kurumsal motoruna dönüşüyor. Sivil sanayi, altyapı, sağlık, eğitim, kültür ve benzeri alanlara yatırım yaparak büyümek yerine, tersine buralardan kısarak askeri yatırımlarla büyüme planları yapılıyor.

Savaş ekonomisinin toplumsal bir felaket olduğu hiç akla getirilmeden, hep beraber Agamemnon’un yüksek onur yanılsamasıyla kırmızı halıda yürünüyor.

Ne yazık ki, şimdi banyoda üzerine ağ atılıp parçalanan Agamemnon değil hepimiz olacağız!

L. Doğan Tılıç’ın yazısı