Fikret İlkiz: İnançlara masal demek de haktır, buna da ifade özgürlüğü denir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Mizah yapanları hapse atıyorlar, esprilere ceza davası açıyorlar. Şaka mı bu?

Güldürürken düşündürenlerden korkuyorlar. Halka karşı baskıcı gücü yerenler, espriyle güldürerek insanları düşündürenleri tehlikeli bulanlar; mizahtan korkuyorlar. 

Kahkahaların cezalandırıldığı memlekette mizahtan korkanlar, gülmece karşısındaki zavallılardır. Gülmenin gücü otoriteleri bozar. Otoriteleri mizahla bozulanlar; gülmecenin karşısında yıkılır giderler.

Nüktedan ve ağır eleştiri, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin 10. maddesinde korunur. Bu eleştiriler geniş bir abartıya hatta provokasyona kadar varabilir; ancak kamuoyu yanlış yönlendirilmemelidir. AİHM başvuru sahibinin kullandığı dilin provokatif olabileceği kanaatindedir.

Genel kaygı konusu olan bir politik tartışmada yer alan herhangi bir birey özellikle başkalarının saygınlığı ve hakları açısından bazı sınırları aşmamalıysa da bir dereceye kadar abartma ya da hatta provokasyona izin verilebilir, bir başka deyişle, belirli bir dereceye kadar aşırılığa izin verilebilir.

Mizah; fıkradır, şiirdir, masaldır, karikatürdür. Sahne sanatlarının can damarıdır. Mizahın en sivri dili, ironidir. Hiciv ve taşlama eleştirel bir muhalefettir.

Ne diye ceza vermeye kalkarsınız? Neden hapsedersiniz?

Gülünç olmamak lazım! Ayıp olur, mizah olur! Fıkra olur, gülünür!

Çocuklar ve insanlar masallara inanırlar.

Çünkü insanların masallara inanma hakları vardır. Buna inanç özgürlüğü diyebiliriz.

İnançlara masal demek de bir haktır.

Buna da ifade özgürlüğü denir.

Fikret İlkiz’in yazısı