Tükiye İstatistik Kurumu (TÜİK) doğum istatistiklerinin yenisini açıkladı. 2025 yılı verileri, doğurganlık oranlarında son 10 yıla damgasını vuran hızlı düşüş eğiliminde herhangi bir değişiklik olmadığını gösterdi.
2014’ten sonra ne olduysa oluyor ve toplam doğurganlık hızı kesintisiz bir düşüş eğilimine geriyor. Bu eğilim özellikle de 2018 yılından başlayarak oldukça hızlanarak sürüyor. Sayfadaki grafik 2015 yılında başlayan, 10 yıldır içinden çıkamadığımız dramatik gelişmeyi resmediyor.
Doğum verilerindeki gelişmelere farklı açılardan baktığımızda bu eğilimin tüm cephelerde etkili olduğumu görüyoruz. Konuya ister bölgeler, ister kır-kent ayrımıyla, eğitim düzeyi, ister yaş grupları açısından bakın aynı ortak manzarayı görüyoruz.
Bu listeden kısa süreli etkili olabilecek faktörleri elersek kalıcı ve sürekli etkili olabilecek tek faktör olarak siyasette giderek artan otoriterleşme kalıyor. 2015 seçimlerinden sonra dozunu artıran, 2016 darbe girişiminin ardından iyice hızlanan siyasi otoriterleşmenin grafiği ile doğurganlık hızındaki düşüşün bu kadar örtüşmesi bir tesadüf olabilir mi?
Bence bu bir tesadüf değil. Siyasi otoriterleşmenin doğurduğu güvencesizlik, belirsizlik, giderek yayılan yoksullaşma ve derinleşen gelir eşitsizliği, gençleri saran umutsuzluk, kaçınılmaz olarak çocuk sahibi olma tercihlerini de etkiliyor.