Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, temyiz için bu kez Yargıtay’a başvurdu.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi dün (21 Mayıs) Özel’in genel başkan seçildiği CHP 38’inci Olağan Kurultayı’yla sonrasındaki kurultayları iptal etmiş; Özel ve parti yönetiminin ‘tedbiren’ görevden uzaklaştırılmasına, Kılıçdaroğlu’nun da görevi devralmasına karar vermişti.
Özel, aynı mahkemeye temyiz başvurusunda bulunmuştu. O itiraz bugün reddedilse de Kılıçdaroğlu, Lütfü Savaş ve diğer davacıların avukatları, Özel’in başvurusunu geri çekmek için mahkemeye dilekçe vermişti.
Avukatlar Kadri Gökhan Sultan ve Onur Yusuf Üregen’in sunduğu dilekçede “Söz konusu başvuru, parti genel başkanının ve mevcut parti yönetiminin talimatı, bilgisi ve oluru alınmaksızın yapılmıştır” denmişti.
‘Amaçlanan CHP’nin mahkeme eliyle yönetilmesi’
Başvuru Özel adına bu kez Yargıtay’a yapıldı. Dilekçede özetle şöyle dendi:
* Davacılar somut hiçbir delile dayanmamıştır. Mahkeme, davacı yanın iddialarını kendiliğinden genişletmiştir. Tedbir kararının verilmesinde aranan yaklaşık ispat koşulunun varlığı ne davacının ne de mahkemece ortaya koyulamamıştır
* Açıldığı günden bu güne, davayla amaçlananın, kurultayın/kongrenin yenilenmesi değil, aksine mahkemeden partiyi yönetecek kişileri belirlemesi olduğu izah edilmiştir. Maalesef bu karar, kamuoyundaki bu endişeleri de haklı çıkarmıştır.
* Esas olan siyasi partilerin kongreleri eliyle yönetilmesidir. Her ne kadar bu durumda dahi bir olağanüstü kurultay şartı gerçekleştirildiğinde bunu yapmak zorunlu olacaksa da eldeki karar muğlaklığı bakımından siyasi kriz yaratmaya muktedirdir
* Yargılamanın çok uzun sürmesi halinde seçilmişlerin değil, mahkemece belirlenmiş kişilerin yıllarca partiyi yönetmesi olasılığı doğmuştur. Siyasi partiler, siyasi kararlar alırlar. Bu anlamsız tedbir kararıyla, parti içi ve ülke siyasetine dönük kararları, mahkemenin atadığı kişilerin alması beklenmektedir.
* Parti yönetimi kararıyla dahi görevden el çektirilme halinde derhal kongre yapılması zorunluyken, mahkemece belirsiz ve öngörülemez bir süre boyunca partiyi seçilmişlerin dışındaki kişilerin yönetmesine karar verilmiştir
‘Anayasa’nın ruhunu aykırı’
* Tedbir kararının verilmesiyle amaçlanan, CHP’nin mahkeme eliyle yönetilmesidir. Yargının araçsallaştırılarak parti iradesine müdahale edilmesi, Anayasa’nın ruhuna aykırıdır.
* Mahkemece verilen tedbir kararı ile kararın kesinleşme şartı bertaraf edilmiştir. Mahkemelerin ‘etkin hukuki koruma’ adı altında bu icrailik engelini göz ardı ederek infaz sonucunu doğuran tedbirler vermesi, hukuki güvenlik ilkesini zedeler.
* Tedbir kararıyla CHP delegesinin iradesine dışarıdan müdahalede bulunulmuştur. Bu durum hem Siyasi Partiler Kanunu’nun emredici hükümlerine aykırıdır hem de partinin anayasal güvenceye alınmış siyasi faaliyette bulunma özgürlüğünü ihlal etmiştir.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) da bugün Özel yönetiminin karara karşı itirazını görüşüyor.