Bu değerlendirme, Boston Consulting Group’un (BCG) 100 mega trendi ve yüzyıllık tarihsel verileri analiz ederek hazırladığı son rapora dayanıyor. Çalışma, bugün alınan kararların yarını nasıl şekillendirdiğini irdeliyor.
Bu tabloda, yapay zekânın çalışma ve boş zaman anlayışımızı kökten değiştirdiği bir dünya var. Yüksek gelirli ülkelerde işgücü verimliliği büyümesinin bugünkü %2 seviyesinden %5,7’ye çıkması öngörülüyor.
Burada hükümetlerin ve kurumların geri çekildiği, şirketlerin hakim olduğu düşük denetimli bir dünya karşımıza çıkıyor. Küresel GSYİH her yıl %4 büyüyerek 2050’ye kadar neredeyse üç katına çıkıyor; ancak bu refah hiç de adil dağılmıyor.
İnsanların vaktini daha çok yapay zeka yoldaşlarıyla sanal gerçeklikte geçirdiği bu senaryoda, en zengin %1’lik kesim küresel servetin neredeyse yarısını elinde tutuyor. Bugün bu oranın yaklaşık üçte bir civarında olduğunu düşünürsek, 1900’lerin başındaki sanayi toplumlarına geri dönüş sinyali veren ciddi bir eşitsizlik söz konusu.
Ne yazık ki bu tablo, ekonomik büyümenin toplumsal ilerlemeye otomatik olarak dönüşmediğini; aksine denetim ve yeniden dağıtım mekanizmaları zayıfladığında eşitsizliğin yapısal olarak derinleştiğini gösteriyor.