Hasan Aydın: 'Emekli sendika kuramaz' anlayışı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“Emekli sendika kuramaz” anlayışı. Ülkemizde egemenler ve iktidar, yıllarca milyonlarca emekliyi sadece seçim döneminde hatırlanması gereken pasif bir seçmen veya birey olarak gördü. Fakat maaş düşüklüğünün yanında, bütçeyi, yoksulluğu sorgulayan ve sosyal güvenlik politikalarını tartışan emekli sendikaları, çalışmalarıyla zihinlere yerleşmiş bu yanlış algıyı bozdu.

Emeklilerin evde oturup torun sevmesini, bahçe işleri ve çeşitli sosyal etkinliklerle zaman geçirmesini tavsiye eden yöneticilere göre sendika kurmak da neyin nesi?

İktidar, devletle ilişkilerde kontrollü davranan, düzenli bir şekilde aidat toplayan, lokal açan, sosyal faaliyetlere ağırlık veren ve emeklinin gerçek taleplerini dile getirmeyen emekli dernekçiliğinden yana bir tutum içindedir.

1970 yılında kurulan, 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 900 bin üyesi ve ülke çapındaki 122 şubesi bulunan Türkiye Emekliler Derneğinin (TÜED) dernekçiliğinin hangi durumda olduğu da açıktır.

Emekli üyelerinin maaşlarından düzenli olarak kesilen aidatlar sayesinde çok sayıda gayrimenkule ve büyük bir mali güce sahip olan TÜED, gıda, giyim, kömür yardımı, hukuki danışmanlık, küçük çaplı sağlık destekleri, sosyal tesis imkânları ile sınırlı sayıda emekli üyesine destek sağlarken, iktidardan bağımsız, somut koşullara göre hak arama çizgisi ve inisiyatifine sahip değildir.

Emekli sendikaları hakkında davalar açılarak kapatılması, emekli örgütlerinin parçalı oluşu ve dağınıklığından hareketle sendika adının ikinci planda kalıp dernekçiliğin öne çıkarılması da emeklilerce dikkatle takip ediliyor.

Hasan Aydın’ın yazısı