Devlet Bahçeli: Koordinatör PKK'nın kurucu önderi Abdullah Öcalan olacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Koordinatör PKK’nın kurucu önderi Abdullah Öcalan olacaktır. Bu statü örgütün feshiyle örgütün bütün türevleri ve unsurlarıyla katî suretle tasfiye edilmesine matuf bir tanımlamadır” dedi.

Devlet Bahçeli. Fotoğraf: AA

Türkgün gazetesine konuşan Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde yeni bir hamleye ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

MHP genel başkanının söylediklerinden öne çıkanlar şöyle:

* Yaşanan süreçte Abdullah Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisi ve iradesi test edilmiş ve görülmüştür. Terörsüz Türkiye hedefinin nihai aşamasına geçildiği bu safhada devletin barışa ilişkin uzattığı müşfik elin gereği olarak ceza hukuku ve demokratikleşmeye dönük bazı adımların atılması, terör örgütünün silah bırakma kararlılığının fiiliyata dökülerek sonlandırılması gerekmektedir.

* Bu noktada devlet kurumlarının bırakılan silahları alma, silah bırakmayanları da bertaraf etme gücü ve kudretiyle hareket etmesi gerekmektedir. Niyet beyanları ortadadır ve gecikmeye mahal bulunmamaktadır. Tüm bu süreçleri koordine etmekse devlet kurumları yanında fesih sürecinde örgüt içi karar ve uygulamaları yönlendirecek bir kapasite oluşumu ile yeterli hıza ve etkinliğe erişecektir.

‘Öcalan’ın sürecin yönetimine katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak bir mekanizma gereği’

* Bu durumda PKK’nın kurucu önderlik (örgüt açısından) statüsü de sona erdiğinden, Abdullah Öcalan’ın sürecin yönetimine katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak bir mekanizma oluşturulması gereği ortaya çıkmaktadır.

* Adı geçenin mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini mümkün kılacaktır.

* Bize göre ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir.

* Benzer bir sürecin yaşandığı İngiltere’de IRA ile muhtelif ateşkesler olsa da asıl barış süreci 1997’de başlayıp 2005’te neticelenmiştir. Bu süreçte IRA’nın siyasi kanadı olan Sınn Fein partisi güçlenirken, örgüt içerisinde de tartışmalar artmış hatta süreci kabullenmeyenler tarafından ‘Real IRA’ hareketi kurulmuştur.

* PKK için böyle bir seçeneğin oluşmaması maksadıyla Abdullah Öcalan’ın örgüt tarihindeki rolü ve PKK’nın bir Apoculuk hareketi oluşundan ilhamla; Öcalan’ın örgüt mensuplarına ulaşması ve özellikle teröristler üzerinde etkili bazı yöneticilere talimatlarını ileteceği, bu yönüyle barışın inşasına ve siyaset alanının açılmasına hizmet edecek bir mekanizma olarak söz konusu koordinatörlük işlevsel olacaktır.

‘Koordinatörlük’

* Koordinatör PKK’nın kurucu önderi Abdullah Öcalan olacaktır. Bu statü örgütün feshiyle örgütün bütün türevleri ve unsurlarıyla katî suretle tasfiye edilmesine matuf bir tanımlamadır.  

* Koordinatörlük PKK terör örgütünün bütün uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak bir şekilde silah bırakmasını ve tasfiyesini koordine etmek, yürüyen barış sürecini örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek, silah yerine siyaset tercihine uygun meşru yönlendirmeler yapmak amacına matuf olarak tasavvur edilmiştir.

* Bu doğrultuda Öcalan’ın koordinatör statüsü, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacaktır. Dolayısıyla bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır. 

‘Siyasal karşılıklarının Türkiyelileşmesi’

* Bahsi geçen statü içerisinde siyasallaşma kavramıyla ifade edilen gerçekliğin, Öcalan’ın ya da herhangi bir örgüt mensubunun siyasal figürleşmesi değil siyasal karşılıklarının Türkiyelileşmesidir.

* Sinn Fein örneğinde olduğu gibi Dem Parti ya da daha sonra ortaya çıkabilecek diğer alternatifler ülke bazlı politika üretecek biçimde ulusallaşmalıdır.

* Dolayısıyla Öcalan’ın buradaki fiili sosyal statüsü, silahın sustuğu ve siyasetin konuştuğu, bunu yaparken de ulusal bazda bir siyasi hedef iddiası ile hareket ettiği bir alana işaret etmektedir. 

* Abdullah Öcalan Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü sıfatıyla kendisine sağlanacak iletişim ve lojistik imkanlarla fesih ve silah bırakma sürecindeki örgüte bağlı gecikme, karşı duruş ve diğer aksaklıkları gidermede etkili olabilecektir.

* Dolayısıyla İletişimin dolaylı sağlanmasının yarattığı handikap önlenecek barış ve kardeşlik süreci ile siyaset daha sağlıklı bir zeminde yürüyecektir. Devletin belirleyeceği yetkili kişiler ve lojistik destek, bulunduğu cezaevinde temin edilecektir.

* PKK’nın fesih, mensuplarının silah bırakma, PKK’nın diğer ülke bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerini sonlandırma ve silah bırakma, terörsüz Türkiye sürecini baltalamaya dönük örgütsel girişimlere karşı süreci tek merkezden yönlendirmek temel görevi olacaktır. Kendisine örgüt mensupları yahut bileşenleriyle sağlıklı iletişim kurma imkânı sağlanacaktır.

* Bu imkanların barış, kardeşlik, siyaset ve terörsüz Türkiye istikametinde kullanıldığı teyit edilecektir. Kamuoyuna doğrudan açıklama olmasa da basın yayın kuruluşları, akademik, STK ve benzeri yapılarla temas hakkı tanınabilecek bu şekilde barış ve terörsüz Türkiye hedef ve kararlılığının geniş kitlelerde karşılık bulmasına katkı sağlanacaktır. Yürüttüğü faaliyetleri raporlaması devlet organları tarafından yerine getirilecektir.

Öcalan’ın statüsü tartışması

Öcalan’ın statüsü tartışmasıyla ilgili Bahçeli, 24 Şubat’ta partisinin grup toplantısında şöyle demişti:

“Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?

Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır. Bunun çözümü nasıl olacaktır? ‘Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?

Samimiyetle bu tartışmanın yapılarak makul, akla ve vicdana müzahir sonucuna kısa sürede ulaşılmalıdır.”

Aynı gün Bahçeli’den sonra konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da Öcalan için ‘statü’ istedi:

“Kalıcı bir barış için sayın Öcalan’ın statüsü yasal bir düzenlemeyle tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır. Bu süreç sözde kalmamalı, TBMM çatısı altında yasal düzenlemeler hızlıca yapılmalı.”

Konu bir gün sonra bir gazeteci tarafından Erdoğan’a soruldu. Cumhurbaşkanı, soru üzerine gazeteciye “Ne açığı?” diye sordu.

Bunun üzerine gazeteci sorusunu ‘İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacak’ dedi sayın Bahçeli. Ne söylemek istersiniz?” diye tekrarladı.

Cumhurbaşkanı şöyle yanıt verdi: “İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığımız tarafından işletiliyor.”

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, 26 Şubat’ta İmralı Cezaevi’nde amcası Mehmet Öcalan’la birlikte PKK lideriyle görüştü. Ömer Öcalan, Öcalan’ın “Elbette ki benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor” dediğini aktardı.

PKK’nın silah bırakma süreci

Öcalan, 27 Şubat 2025’te ‘Barış ve Demokratik Toplum’ adını verdiği bir metinle PKK’ya silah bırakma çağrısı yapmıştı.

1978’de Diyarbakır’ın Fis Köyü’nde kurulan PKK, 47 yıl sonra 11 Temmuz 2025’te silah bıraktığını duyurmuş, 30 örgüt üyesi Irak’ın Süleymaniye kentinde silahlarını bir varilde yakmıştı.

üreç için Meclis’te kurulan ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun AKP, MHP ve DEM Partili üç üyesi, 24 Kasım 2025’te İmralı Cezaevi’nde Öcalan’la görüşmüştü. Görüşmenin tutanakları, 23 Ocak 2026’da TBMM’nin sitesinden yayınlanmıştı.

Komisyon, 18 Şubat’ta da sürece ilişkin ortak raporu kabul etmişti.

Süreç, şimdi yasal düzenleme tartışmasıyla sürüyor.

Öcalan ‘Statüm önemlidir, açıklığa kavuşmalı’ demiş

Adalet bakanı: İmralı’da özel konut yapılma durumu yok

Erdoğan: İmralı, Adalet Bakanlığı’nca işletiliyor

Bahçeli: KCK’nın feshi derhal sağlanmalı

Öcalan: Asıl mücadele şimdi başlamakta

Süreç: Ortak rapor, komisyondan geçti

Komisyon raporunda ‘umut hakkı’ yok: Yedi başlık, 60 sayfadan oluşuyor