Aziz Yıldırım geçmiş dönemleri referans göstererek mevcut yönetimi eleştiriyor. Özellikle “Şampiyon olamazsak bizi çok büyük tehlikeler bekliyor.” sözleri dikkat çekiyor.
Oysa liderlik, yalnızca güçlü söylemler üretmek değil; ortak aklı yönetebilme becerisidir. Türk futbolunda yıllardır aynı sorun tekrar ediyor: Eleştiriye kapalı, tek merkezli ve kişilere bağlı yönetim anlayışları…
Fenerbahçe uzun süredir şampiyon olamıyor. Ancak bugüne kadar dile getirilen “büyük tehlikelerin” hiçbiri de tam anlamıyla gerçekleşmedi.
Buna karşın kulübün mali tablosu giderek ağırlaşıyor. Borcun 30 milyar TL’yi aştığı konuşulurken, UEFA’dan Haziran ayı içerisinde gelebilecek para cezası olası yaptırımlar da gündemdeki yerini koruyor.
Yeni yönetimin birçok oyuncuyla yolları ayırıp daha yüksek maliyetli transferlere yönelmesi bekleniyor. Sürekli seçim atmosferinde kalan bir kulüp yapısı, geleceği belirsiz futbolcular, Samandıra içerisini etkisi altına almış olan menajerler, sosyal medya baskısıyla şekillenen gündem…
Belki de Fenerbahçe’yi bekleyen en büyük tehlike; başarısızlık değil, istikrarsızlık.
Plansızlık, günübirlik kararlar ve ortak akıldan uzak yönetim anlayışı; büyük kulüpler için kaybedilen bir şampiyonluktan çok daha ağır sonuçlar doğurabilir.