Üç yıl önceye döndüğümüzde, enflasyonun ateşini düşürmek ve yabancı sermaye çekmek için TL’de bir değerlenme sürecinin doğru bir tercih olduğunu ve başka politikalarla desteklenirse olumlu sonuçlar vereceğini söylerdik.
Fakat hem süreç çok uzadı, hem de ekonomide köklü bir değişim öngören politikalar iç ve dış gelişmeler nedeniyle tam olarak amacına ulaşamadı.
Türkiye, hem üretmenin hem de yaşamanın her geçen gün pahalılaştığı bir ülkeye dönüştü. Giderek kronikleşen bu maliyet artışı ve kur baskısı, sanayide kapasite kayıplarına, ihracatta pazar payının kalıcı olarak yitirilmesine yol açabilir.
Kaybedilen pazarları geri kazanmak en az enflasyonu düşürmek kadar uzun ve sancılı bir süreçtir.
Şimdi hepimizin, özellikle de ekonomi yönetimimizin şu kritik soruya acilen bir cevap bulması gerekiyor: “Bu süreç daha ne kadar devam edecek?”
Enflasyonist faktörleri ortadan kaldıralım, yani “yağları yakalım” derken; üretimi, istihdamı ve ihracatta rekabet gücümüzü, yani “kaslarımızı” yakmaya başladık.