Türkiye’nin dış ticaret politikası akla zarardır.
Batı ile olan dış ticaretimizden fazla veriyoruz. İhracatın yarıdan çoğunu batı ülkelerine yapıyoruz. Ama ihracatımızın yüzde birini yaptığımız Çin’e karşı verdiğimiz dış ticaret açığının toplam dış ticaret açığımız içindeki payı yüzde 42,4’tür. Bu dönem Rusya’nın ihracatımızda adı bile yok ama Rusya ya da Çin’e yakın dış ticaret açığı veriyoruz.
İthalatımızın yüzde 70 -72’si, aramalı ve hammadde ithalatıdır. Çin’den ithalatın yüksek olmasının bir nedeni, ucuz mallar ve bunu destekleyen ithalat lobisi, bir nedeni de bu ülkeden aramalı ve hammadde ithalatının yüksek olmasıdır.
20 yıldır, herkes iç üretimin ithal girdiye bağımlı olmasından yakınıyor ve önlem alınmasını istiyor.
Toplamda ve özelikle Çin’den aramalı ve hammadde ithalatını düşürmek için, yerli üretime özel teşvik sistemi getirmeliyiz. Çin’den incik boncuk ithalatını, AB ile olan Gümrük birliğine uygun kısıtlama getirmeliyiz.
Cumhurbaşkanın ihracatı teşvik için vergi indirimi açıkladı. üretici ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 9’a, hizmet üreten ihracatçılar için de yüzde 14’e indirileceğini söyledi. Uygulamada bu indirimlerin hiçbir etkisi olmaz.
Türkiye bu gibi palyatif önlemler yerine, geçici bir ithal ikame politikası uygulamalı ve bu alanda üretime, ucuz kredi, yatırım indirimi, istihdam teşviki gibi teşvikler verilmelidir.