Zeynel Lüle: Türkiye'de sansür kurumsallaştı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de sansür kurumsallaştı. Mesele artık tek tek gazeteciler değil; sistemin ta kendisi…

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2025 endeksinde Türkiye’nin yeri, sorunun boyutunu açıkça ortaya koyuyor: “Zor durumda” bir ülke.

Ama mesele sadece sıralama değil. Asıl tablo şu:

Medyanın büyük bölümü aynı merkezden besleniyor.

Eleştirel gazetecilik ya yargı kıskacında ya ekonomik ambargo altında.

Ekranlarda tartışma değil, monolog var.

Gazeteciler haber yaparken değil, “başlarına ne gelir” diye düşünürken terliyor.

En çarpıcı gerçek şu: Türkiye’de sansür artık görünmez hale geldi. Çünkü otosansür, açık baskının yerini aldı. Gazeteciye “yazma” demeye gerek yok; nasıl olsa neyi yazmaması gerektiğini biliyor, ya da zorla öğretiliyor.

Meslek örgütleri daha yüksek sesle konuşmalı; sadece rapor yazmak, kınamak ya da uyarmak yetmez, kamuoyu yaratmak şart.

Okur ve izleyici de tarafını seçmeli. Çünkü sessiz toplum, susturulmuş basının ortağıdır. Basın özgürlüğü, gazetecilere verilmiş bir imtiyaz değil; toplumun elinden alınmış onların haber alma özgürlüğünü sağlayan bir haktır.

Zeynel Lüle’nin yazısı