Mehmet Ali Çiçekdağ: Ahmet Kaya'yı dinlemek bir fikirle, bir tavırla ve bir başkaldırıyla karşılaşmaktır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ahmet Kaya cesur bir sanatçıdır. Kendi doğrularını söylemekten ve bedel ödemekten hiçbir zaman çekinmemiştir. Müziği düşünceden ve duruştan beslenir. Ahmet Kaya’yı dinlemek bir fikirle, bir tavırla ve bir başkaldırıyla karşılaşmaktır.

Sanatçının müziği Türk halk müziği ile modern şiiri harmanlayan bir yapıya sahiptir. Ahmet Kaya şiirlerinde genellikle Nazım Hikmet, Ahmed Arif ve Attila İlhan gibi büyük şairlerin dizelerini kullanmıştır. Bacanağı Yusuf Hayaloğlu’nun yazdığı şarkı sözleri süperdir.

Ahmet Kaya’nın kendisi de büyük bir şairdir. Sözlerinde yalın ama derin bir anlatım vardır. Karmaşık duyguları sade cümlelerle anlatabilmesi onu geniş kitlelerin kalbine ulaştırır, gönül tellerini titretir. Onun dizelerinde herkes kayıp, özlem ya da yarım kalmış bir hikâye gibi kendinden bir parça bulur.

Ahmet Kaya’nın besteleri de unutulmazdır. Sanatçı “Protest Müzik” veya “Özgün Müzik” olarak adlandırılan türü Anadolu’nun ruhuyla birleştirerek bambaşka bir noktaya taşımıştır.

Ahmet Kaya’nın hayatındaki kırılma noktası 1999 yılında düzenlenen Magazin Gazetecileri Derneği ödül töreninde yaşananlardır. Sanatçı “Kürtçe albüm yapmak istiyorum” dediği için büyük bir tepkiyle karşılaşmış, törende saldırılara maruz kalmış, hatta üzerine çatal bıçak atılmıştır.

Bu olayın ardından büyük bir baskıyla karşılaşan Kaya Türkiye’den ayrılmak zorunda kalmış ve sürgün günleri başlamıştır. Fransa’ya yerleşen sanatçı 2000 yılında kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir.

Mehmet Ali Çiçekdağ’ın yazısı