28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail-İran savaşında iki hafta geride kalırken küresel piyasada enerji fiyatlarındaki sert dalgalanma sürüyor.

Savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin ciddi aksaması ve bölgedeki petrol tesislerinin hedef alınması nedeniyle petrol ve gaz piyasalarını sarsıyor.
Boğaz, küresel petrol ve LNG ticaretinin kritik geçiş noktalarından.
Petrol, 100 doların üzerinde
Brent petrol, ABD/İsrail-İran savaşı öncesi 70 dolar seviyesindeydi. Savaşın başlamasıyla yükselişe geçmiş, geçen haftayı 88,89 dolardan kapatmıştı. 9 Mart’taysa varil başına 119,50 dolara kadar yükselmişti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın aynı gün savaşın biteceği sinyalini vermesiyle petrolün fiyatı düşmeye başlamıştı.
Fakat Trump’ın 11 Mart’ta ‘işi bitireceğiz‘ diyerek savaşı sürdüreceğini açıklamasıyla İran yönetimi bölgedeki ekonomik hedeflere misilleme saldırılarını artırdı. Çok sayıda ticari gemi vuruldu.
ABD’yse gece İran’ın petrol ihracat merkezi Hark Adası’ndaki ‘tüm askeri hedefleri’ vurduklarını duyurdu. Trump petrol altyapısını ‘nezaketen yok etmeyi tercih etmediğini’ belirtip İran’ı tehdit etti: “İran ya da başkası Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin serbest ve güvenli geçişini engellerse kararımı derhal gözden geçiririm.”
Brent petrolün varil fiyatı haftayı 103,14 dolardan kapattı. Bu fiyatın savaştan hemen öncesine göre yüzde 42,3 arttığını gösteriyor.
Petrol fiyatın artması üretim ve nakliye maliyetlerini tetikleyerek enflasyonun yükselmesine, dış ticaret açığının büyümesine ve dolayısıyla da alım gücünün düşmesine neden oluyor.
Gaz fiyatlarında sert yükseliş
Savaşın diğer etkisiyse sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) piyasalarında hissediliyor.
Katar’da dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Ras Laffan tesislerde üretim, saldırı ve güvenlik riskleri nedeniyle durduruldu. Bu, küresel LNG arzının yaklaşık beşte birini etkileyebilecek bir risk.
Avrupa doğalgaz piyasasında da fiyat oynaklığı belirgin. Bölgenin en derin ve en likit ticaret noktası Hollanda merkezli TTF’te işlem gören doğalgaz kontratları, jeopolitik risklerle sert yükseldi.
Nisan vadeli TTF kontratı haftayı megavatsaat başına 50,1 avrodan tamamladı. Fiyat, savaş öncesi (27 Şubat’ta) 31,9 avroydu.
Hürmüz Boğazı neden önemli?
Basra Körfezi’nin ağzındaki dar su yolu Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’daki petrol ve LNG’yi (sıvı doğalgaz) Umman Denizi ve Hint Okyanusu’yla dünya pazarlarına ulaştırıyor.
Boğaz, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin sağlandığı kritik bir deniz yolu. Bölgedeki petrol üreticilerinin günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve kondensatı Hürmüz Boğazı’ndan küresel piyasalara gönderiliyor.
Hürmüz Boğazı’nın tam bir merkezi kontrol otoritesi bulunmuyor. Tankerler, İran ve Umman’ın karasularından geçiyor.

İran, ticari gemilere serbest geçiş hakkı tanıyan Birleşmiş Milletler (BM) anlaşmasını imzalamış olsa da henüz onaylamamıştı. Petrol ve doğalgazda yüzde 90’ın üzerinde dışa bağımlı Türkiye de enerji fiyatlarındaki yükselişten en fazla etkilenecek ülkelerden biri.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen LNG ticaretinin büyük kısmını Çin başta olmak üzere Asya’daki alıcılar oluştururken küresel gaz piyasalarında tedarike yönelik olası aksaklıklar Avrupa başta olmak üzere fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Petrol ticaretindeki uzun süreli aksamanın İran ekonomisini de olumsuz etkilemesi bekleniyor.