Yüzdeki şişkinliğe gerçekten ne iyi gelir, hangi öneriler hurafeden ibaret? Uzmanlar sıraladı…

Dermatolog Aiza Jamil’e göre yüz şişkinliği genellikle sıvı tutulmasından kaynaklanıyor; yüksek tuz ve alkol tüketimi, alerjiler ve uykusuzluk en yaygın tetikleyiciler arasında.
Dermatolog Tina Tian üç öneride bulunuyor: Soğuk uygulama, masaj ve geçici sıkılaştırma etkileri.
Bu yöntemler ‘görünür şişliği gerçekten azaltabilir ve rahatlama sağlayabilir fakat anahtar kelime ‘geçici’. Yani yüz yapısını kalıcı olarak değiştirmezler’.
Peki yüzdeki şişkinliğe gerçekten ne iyi gelir, hangileri hurafeden ibaret? BBC, uzmanların önerileriyle sıraladı:
Soğuk terapi

‘Yüzü buzlama’ uygulaması, yarı güzellik tüyosu, yarı dayanıklılık sınavı olarak sosyal medyada bir ritüele dönüştü.
Tina’ya göre bu uygulamanın cazibesi ‘soğuk maruziyetinin damarları daraltması, böylece şişliği azaltabilmesi’nden kaynaklanıyor.
Tina ille buz banyosuna gerek olmadığını, soğuk bir kompresin, hatta yüzü soğuk suyla yıkamanın da işe yarayabileceğini söylüyor.
Aiza’ya göre bu yöntem özellikle sabahları ‘biraz daha sıkı ve taze bir görünüm’ sağlayabilir; ancak sonuçlar geçici ve etki ‘günler değil, saatler’ce sürüyor.
Tina ayrıca ferahlatıcı etki ile aşırıya kaçma arasındaki çizginin ince olduğuna dikkat çekiyor: “Çok agresif buz uygulamaları hassas cildi tahriş edebilir ya da rozaseayı (gül hastalığı) tetikleyebilir; bu yüzden nazik olun.”
Yüz masaj aletleri (roller ve gua şa)
Bir zamanlar spa merkezlerine özgü olan yüz masaj ruloları ve gua şa taşları artık pek çok banyo dolabının vazgeçilmezi.
Aiza’ya göre bu aletler ‘cildi kalıcı olarak sıkılaştırmıyor, yapısını değiştirip yağı ortadan kaldırmıyor, sadece rahatlatıyor.’ Sonuçta, yüz şişliğini geçici olarak azaltmaya yarayabiliyorlar.
Tina “Nazik bir masaj, düzenli kullanıldığında lenfatik drenajı teşvik eder ve sıvı birikimini azaltır” diyor.
Bu aletleri cilte yuvarladığınızda ya da kaydırdığınızda, yüzeyde birikmiş sıvının lenf düğümlerine doğru hareket etmesine yarar ve sıvı doğal yollarla atılır.
Tina, aletleri soğutmanın etkiyi artırabileceğini de ekliyor. Çoğu insanın bu aletleri buzdolabında bekletmesi bu yüzden.
Doğru yapıldığında zarar verme olasılığı düşük olsa da Tina “Çok fazla baskı morarmaya ya da kılcal damarların çatlamasına neden olabilir; bu yüzden nazik olun” diye uyarıyor.
Kafeinli kremler
Kafeinli göz kremleri de sosyal medya ünlülerinin önerilerinde, kozmetik raflarda ve ‘sabah rutini’ videolarında ‘anında daha canlı gözler’ vaadiyle karşımıza çıkıyor.
Göz çevresindeki cilt, sıvının kolayca birikebilmesi nedeniyle şişmeye özellikle yatkın.
Birçok güzellik trendinin aksine Tina bu uygulamanın arkasında bazı kanıtlar bulunduğunu söylüyor:
“Kafein hafif bir vazokonstriktördür [kan damarlarını daraltır]; bu nedenle kafein içeren göz kremleri şişkinliği gerçekten azaltabilir.”
Kafein kan damarlarını geçici olarak küçültür; bu da daha az genişleme, daha az görünür şişlik demek.
Aiza da bu yöntemin ‘sıvı tutulmasını ve göz altındaki bazı koyulukları azaltmaya yarayabileceğini’ ekliyor.

Bir göz kremi kullanacaksanız Tina kafeinin yanında nemlendirici içerikler de barındıran bir ürün tercih etmenizi öneriyor; bu, cilt kalitesini de destekliyor.
Ayrıca kremi buzdolabında saklayabileceğinizi ya da ‘soğuk bir kaşığın arka yüzüyle uygulayabileceğinizi’ söylüyor.
Aiza, soğuk kaşık ya da soğutulmuş çay poşetleri gibi evde yapılan alternatiflerin de ‘şişliği geçici olarak azaltma ve cildi yatıştırma açısından benzer şekilde çalıştığını’ belirtiyor.
Kafeinli göz kremleri şişkinliği azaltmaya yarayabilir ama Tina’ya göre asıl önemlisi nedenlere odaklanmak: “Akşamları tuz ve alkolü azaltın, alerjileri doğru şekilde tedavi edin, uykuya öncelik verin ve gece başınızı biraz yükselterek uyuyun.”
Şişliğin çoğu tıbbi bir sorun değil ve kendiliğinden geçer. Geçmiyorsa Tina şöyle diyor:
“Kalıcıysa, giderek kötüleşiyorsa, ağrılıysa ya da nefes darlığı veya vücudun başka bölgelerinde şişlik gibi başka belirtilerle birlikteyse mutlaka tıbbi olarak değerlendirilmesi gerekir.”