Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin yasal düzenlemenin Ramazan sonrasında hemen gündeme gelmesinin ‘şart olduğunu’ söyledi.

AKP, CHP, MHP, DEM Parti ve diğer partilerin üyelerinden oluşan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, ortak süreç raporunu, 18 Şubat’ta 47 kabul, iki çekimser bir ret oyuyla onaylamıştı. (Diken’in notu: Raporun tamamına buradan ulaşılabilir)
Yedi başlıklı, 60 sayfalık raporda PKK lideri Abdullah Öcalan’a ‘umut hakkı’ tanınmasıyla ilgili bir ibare yer almazken “İnfaz adaletinin sağlanması gerekmektedir” deniyor.
Ayrıca silah bırakmayla yasal düzenlemelerin zamana yayılarak ilerleyebileceği belirtiliyor. Bu düzenlemelerin ‘özel ve geçici olması gerektiği’ bir diğer vurgu.
Raporun altıncı bölümünde yasal düzenleme önerileri bulunuyor. Örgüt üyelerinin hukuki durumu ve ‘toplumla bütünleşme’leriyle ilgili bölüm bu kısımda.
Yedinci bölümdeyse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyulması gerektiği vurgusu var. Burada temel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılmasına da atıf var.
‘Türkiye modeli’nde üçüncü göz yok’
Kurtulmuş, dün İstanbul’daki Filizi Köşk’te genel yayın yönetmenleriyle iftarda bir araya geldi; süreç ve ortak rapora ilişkin özetle şunları söyledi:
* Çatışma çözümleri konusunda uluslararası literatürde hep dile getirilen bir şey var üçüncü göz… Taraflar arasındaki müzakereler, barış anlaşmaları takip etmek için bir üçüncü göze ihtiyaç olmuş hep. Bu modelde, biz ‘Türkiye modeli’ olarak adlandırıyoruz, bir üçüncü göz yok. Bu üçüncü göz, bizatihi milletin kendisi, milletin temsilcileri, Meclis’in komisyonu.
‘Altı ve yedinci bölüm tamamıyla tavsiye, henüz yol haritası yok’
* Özellikle altı ve yedi bölümde ortaya konulan teklifler tamamıyla tavsiye niteliğindedir. (Rapordaki) Tavsiyeler, belki belli bir süre içerisinde gerçekleşecek tavsiyeler. Bunların partilerce bir öncelik sıralaması yapılır. Gönlümüz arzu eder ki bu komisyonun altına nasıl milletvekillerinin tamamına yakını imza attıysa, çıkarılacak olan yasa tekliflerine de bütün partiler imza atarak müşterek bir yasa teklifi şeklinde olsun. Bunları temenni olarak konuştuk ama nasıl olacağı, nasıl şekilleneceği net bir yol haritası şeklinde henüz ortaya konulmadı.
‘Türkiye, AİHM kararlarını en yüksek uygulayanlardan’
* Bütün partilerin ittifakı oldu. AİHM ve AYM kararlarının eksiksiz uygulanması. Türkiye, raporda da ifade ettik; hakikaten dünyada özellikle AİHM kararlarını en yüksek uygulayan ülkelerden birisi. Ama hepsinin uygulanması, uygulanmayan bazı kararlar dolayısıyla da Türkiye hep uluslararası alanda eleştirildi. Bunun ortadan kaldırılmasına dönük bir tavsiye cümlesidir.
‘Kritik eşik’
* En önemli şeylerden birisi terör örgütünün, İmralı’dan gelen açıklamaya uyması ve yeni dönemin gereklerini yerine getirmek için adımlarını atmasıdır.
* Silahların hepsinin teslim edilmediğini biliyoruz, örgüt elemanlarının bir kısmı belki başka yerlere geçtiler ama onun için raporumuza ‘kritik eşik’ diye bir ifade koyduk.
* Örgütün tamamıyla kendisini tasfiye ettiğinin, silahları tamamıyla bıraktığının tespit edilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin işi değil. Bu, devletin güvenlik birimlerinin yapacağı bir şey. Bunu takip edip raporlayacak bir organizasyonun olmasını tavsiye ettik. Bunların da gözetimiyle birlikte sürecin iyi bir şekilde işleyeceğini düşünüyorum.
‘Geçici ve özel yasa’
* Esas şey hazırlanacak yasanın geçici ve özel bir yasa olması. Yani bundan neyi kastediyoruz? “Ben silahlarımı bıraktım” diyen bir örgüt var. İlan ediyor, silahlarımı bıraktım… Biz devlet olarak “Hayır, silahlarını bırakma” diyemeyiz. Bu iradeyi ortaya koyduysa bu örgütle ilgili bir yasanın çıkması şu bakımdan önemli; başka örgütlere de şamil bir uygulama olmasın.
‘Örgüt üyeleri adli kayıt şartıyla serbest bırakılabilir’
* Oradaki kritik hususlardan birisi de af algısı. Kamuoyundaki “Burada siz örgütün adamlarını affediyorsunuz” algısı ortaya çıkmasın. Örgütün elemanı geliyor, bir yasal işlemin yapılması, örgüt üyelerinin tescil edilmesi ve ondan sonra zaten Türk Ceza Kanunu’nda bulunan ilgili düzenleme, mesela koşullu salıverilme şartları… Onlar düzenlenir ve serbest bırakılabilir. Ama yine bir mahkeme kaydı ve bir adli kaydın alınması şartıyla.
‘Hemen Ramazan sonrasında gündeme gelmeli’
* Hemen Ramazan sonrasında bu yasal düzenlemelerin gündeme gelmesinin şart olduğu kanaatindeyim. Bizim Türkçede güzel bir laf var, “Hayırlı işlerinizde acele ediniz” Bir yere kadar geldikten sonra böyle bir ittifak ortaya çıktıktan sonra bunun gereğini yerine getirmek lazım.