İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı diploma davası 6 Temmuz’a ertelendi.
Mahkeme, İmamoğlu’nun mahkemece reddedilen itirazının gerekçesini bekleyecek.

İmamoğlu, lisans diplomasının iptaline karşı dava açmıştı. İBB başkanı aynı zamanda diploması nedeniyle ‘resmi belgede sahtecilik’ iddiasıyla yargılanıyor. O davada mahkeme, bu itirazın sonucunu beklemeye karar vermişti.
İmamoğlu’nun açtığı itiraz davası, 23 Ocak’ta reddedilmişti.
İBB başkanı karar sonrası yargılandığı davada ilk kez hakim karşısına çıktı.
İstanbul 59’uncu Asliye Ceza Mahkemesi bu kez de İmamoğlu’nun reddedilen itirazının gerekçesini beklemeye karar verdi. Dava, 6 Temmuz’a ertelendi.
‘İddianame çöp, makamlar sahte’
İmamoğlu duruşmadaki savunmasında ‘iddianamenin çöp olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini’ kaydetti.
Kendisine açılan davaların ‘hukuki değil, siyasi’ olduğunu belirten İBB başkanı, “Süreç, cumhurbaşkanı adaylığıyla bağlantılı” diye ekledi.
ANKA’nın haberine göre İmamoğlu özetle şunları söyledi:
“Bu süreçte makam ve menfaat elde eden o bir avuç muhterise sesleniyorum: Bu makamlar liyakatle ve alın teriyle elde edilmiş makamlar değildir.
Buradan söylüyorum; siz kaçacaksınız ama Türk milletinin iradesi, feraseti, adalet duygusu ve inancı sizi peşinizi bırakmadan kovalayacaktır.
Sandık gelecek, gong çalacak, bu fetret devri sona erecek. 86 milyon yurttaşımız kazanacak. İnanın, zaman tahmin ettiğiniz kadar uzun değil; çok kısadır, yakındır, kapının eşiğindedir. Her türlü haksız kazanımınızın, yanlış iş ve işlemlerinizin hesabını adil mahkemelerde vereceksiniz. Kulaklarınıza küpe olsun.
Yaşadıklarınız, makamlarınız ve yaşattıklarınız sahtedir, sahteciliktir. Benim çok iyi bildiğim bir büyüğü hatırlatayım: Esas makam nedir biliyor musunuz? Esas makam, aziz milletimizin gönlündeki makamdır. Ben her zaman o makama talip oldum. Milletimi çok sevdim ve milletimin de beni sevmesini arzu ettim. Tek dileğim bu olmuştur.
‘Yine sıçan gibi kaçacaklar’
İktidarın zihniyeti yolunu şaşırmış, milletin gönlündeki makamı unutmuştur. Öyle bir şaşkınlığa sürüklenmişlerdir ki, artık bir kişinin gönlündeki makamı gerçek makam zannetmektedirler. Oysa o makam sahtedir, aldatmacadır. Vakti dolduğunda, zamanı bittiğinde bunu anlayacaksınız.
Güç, kendinden emin olana değil; korkana serttir. Koltuğunu kaybetmekten korkanların yolu her zaman sahtecilik olmuştur. Koltuk düşkünü olanların yöntemi tarih boyunca ahlak dışı olmuştur. Dosya üretenler, manşet atanlar, TRT, Anadolu Ajansı, itibarsız ve kişiliksiz sözcüler, medya kuruluşları içindeki tetikçiler… Bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını yakın tarihte gördük. Yine sıçan gibi kaçacaklar.
Kendine güvenenler ise bekler. Sakince bekler. Kendinden emin olduğu yüzünden okunur. Gerçeğin konuşmasına izin verir. Ve gerçek asla şaşmaz. İşte ben o taraftayım. O taraftaki konumumu da asla değiştirmeyeceğim. Çünkü ben hakikatin tarafındayım.”
Ne olmuştu?
İmamoğlu’nun lisans diploması İBB odaklı soruşturma kapsamında gözaltına alınmadan bir gün önce, yani 18 Mart’ta, İstanbul Üniversitesi tarafından ‘yokluk’ ve ‘açık hata’ gerekçeleriyle iptal edilmişti.
Diplomaya ilişkin İstanbul başsavcılığınca yürütülen soruşturmada 4 Temmuz’da iddianame hazırlanmış, İmamoğlu’nun sekiz yıl dokuz aya kadar hapsi istenmişti.
İmamoğlu diplomayla ilgili yargılandığı İstanbul 59’uncu Asliye Ceza Mahkemesi, 8 Aralık’taki duruşmada davayı 16 Şubat 2026’ya ertelemişti.
Mahkeme erteleme kararını ‘idare mahkemesini beklemek için’ vermişti.
İmamoğlu, 6 Mayıs 2025’te diploma kararının iptali için idare mahkemesine başvurmuştu.
İmamoğlu asliye cezadaki ceza davasında dosyanın yönlendirildiğini öne sürüp erteleme kararına tepki göstermişti.
İdare mahkemesi 23 Ocak’ta İmamoğlu’nun itirazını reddetti.