Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye’nin dezenflasyon programının ‘başarılar elde ettiğini’ belirtip ekonomik tahminlerini duyurdu.

IMF İcra Direktörleri Kurulu, Türkiye’yle 2025 konsültasyonunu tamamladı.
IMF, üye ülkelere düzenli olarak bir nevi ‘ekonomik sağlık taraması (check-up)’ yapıyor.
Kurum, enflasyonun Eylül 2024’te yıllık yüzde 49,4’ten Aralık 2025’te yüzde 30,9’a gerilediğini hatırlatıp bunun ‘güçlü mali konsolidasyon, ihtiyatlı gelir politikaları ve sıkı para politikası duruşu sayesinde’ olduğunu savundu.
IMF, sıkı para politikası, ılımlı ücret artışı ve nötr maliye politikasının kademeli dezenflasyonu desteklemesini bekliyor: “Mevcut politika bileşimi, dezenflasyonla, istikrarlı büyümeyi dengelemeye devam ediyor.”
‘Enflasyonun 2031’e kadar yüzde 15 olması bekleniyor’
Kurumun beklentileri şöyle:
- Yıl sonunda enflasyonun yüzde 26’ya düşmesini bekliyoruz. Enflasyon 2027’de yüzde 19’a gerileyip 2031’e kadar yüzde 15 olması bekleniyor.
- Yüzde 37 olan politika faizi daha da düşürülmeli
- Büyüme yüzde 4,2 olmasını bekliyoruz
- Mevduat sahiplerinin güveni ve güçlü altın fiyatlarının, rezervlerin yeterlilik ölçütünü yüzde 80’i civarında tutmasını öngörüyoruz
Merkez Bankası (MB) 2026 için enflasyon tahminini yüzde 15-21 aralığına yükseltmişti. Bu, daha önce yüzde 13-19 aralığındaydı.
‘Ekonomi, şoklara karşı kırılgan’
IMF’ye göre büyümenin sağlam kalması ve enflasyonun düşmesi beklense de küresel ticarette süregelen belirsizlik ve bölgesel çatışmalar nedeniyle dış riskler yüksek.
IMF, Türkiye’ye ‘kararlı bir dezenflasyon için daha sıkı para politikası’ uygulamaya çağırdı:
“Enflasyon halen hedefin üzerinde ve ekonomi, şoklara karşı kırılgan. Dezenflasyonun kalıcı hale getirilmesi, dış tamponların daha da güçlendirilmesi ve kapsayıcı orta vadeli büyümenin desteklenmesi için daha sıkı bir makroekonomik politika bileşimiyle, iddialı yapısal reformların gerekiyor.
‘Daha sıkı para politikası’ istendi
Merkez Bankası, döviz müdahalelerini oynaklığı yumuşatmakla sınırlı tutmalı. Enflasyon beklentileri daha iyi çıpalanıp rezerv tamponları toparlandıkça döviz kurunda daha fazla esnekliğe kademeli olarak izin verilmeli.”