Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Gerilimleri azaltmak ve sorunları çözmek amacıyla İran ile ABD arasında arabuluculuk rolü üstlenmeye hazır olduğumuzu teyit ediyor, bu doğrultudaki temaslarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la Riyad’da bir araya geldi.
Suudi Arabistan merkezli Şarku’l Avsat gazetesine konuşan Erdoğan’ın ABD-İran gerilimi ve Suriye’ye dair söylediklerinden öne çıkanlar şöyle:
‘İran’a bir askeri müdahaleyi reddettiğimizi her platformda ifade ettik’
* Öncelikle çok önemli bir noktayı vurgulamak istiyorum, tecrübe göstermiştir ki, bu bölgenin değerlerini, kimliğini, geçmişini ve geleceğini kavrayamayan senaryolar, bölgeye daha fazla acı ve trajedi getirecek, güvenlik ve barışı tesis etmeyecektir.
* Gazze, Irak, Suriye ve Afganistan’da bu tür senaryoların hafızalarımıza kazınmış yaralar ve trajediler bıraktığını gördük. Dolayısıyla, Türkiye, bölgemizin yeni bir savaşa veya yeni bir yıkım dalgasına tanık olmasını kesinlikle istemiyor.
* İran’a karşı herhangi bir askeri müdahaleyi her platformda reddettiğimizi ifade ettik. Muhataplarımıza, gerilimi tırmandıracak her türlü adımdan kaçınılmasının gerekliliğini vurguluyoruz.
* Muhataplarımıza, İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğimizi, ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına büyük önem verdiğimizi ve İran halkına acı getirecek herhangi bir yabancı müdahale senaryosuna olumlu bakmadığımızı açıkça ifade ettik.
* Gerilimleri azaltmak ve sorunları çözmek amacıyla İran ile ABD arasında arabuluculuk rolü üstlenmeye hazır olduğumuzu teyit ediyor, bu doğrultudaki temaslarımızı sürdürüyoruz. Savaşı tetikleyebilecek her türlü adıma karşıyız ve bölgede güvenlik ile barışın tesis edilmesi ihtimalini güçlendiren her girişimi destekliyoruz.
‘Suriye’ye Suudi Arabistan başta olmak üzere dost ülkelerle desteği sağlayacağız’
* Suriye, savaş ve bölünme yıllarında büyük acılar çekti ve ağır bedel ödedi. Bugün, sahadaki ve diplomatik çabalardaki olumlu gelişmeler, yeni bir siyasi ufka açılma olasılığını gösteriyor.
* Bizim ölçümüz net; komşularına tehdit oluşturmayan, terör örgütlerine kapı açmayan ve toplumunun tüm kesimlerini eşit vatandaşlık temelinde kucaklayan bir Suriye, bölgesel istikrar için hayati önem taşır.
* Türkiye’nin çok açık bir şekilde söylemek istediği şey, Suriye’nin geleceğinin ancak Suriyelilerin kendi iradesiyle sağlanabileceğidir. Bu bağlamda, gerek sahada gerekse müzakere masasında, Suriye’nin birliğini ve istikrarını güçlendirmeyi amaçlayan yapıcı adımların ilerletilmesi için, başta Suudi Arabistan olmak üzere kardeş ve dost ülkelerimizle birlikte, gerekli tüm desteği sağlayarak azami çabayı göstermeye devam edeceğiz.