Gazze’deki soykırıma karşı çıkan ABD yurttaşlarına yönelik sistemli tacizle zirveye çıkan, yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi hız kesmeden sürdürülen uygulamalar ABD yönetiminin yalnızca uluslararası düzlemde değil, yerel alanda da saldırganlaştığını gösteriyor. Emperyalist haydutluk, ülke içinde kendi halkının yoksullarına ve demokratlarına saldırarak tamamlanıyor.
İnsan haklarının savunulması, demokrasi koşullarının sağlanması, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele gibi bahanelere dayandırılsa da asıl amacı stratejik ham madde ve enerji kaynaklarına çökmek olan emperyalist saldırganlığa ve barbar yöntemlerine dur demek gerekiyor. Venezuela’dan Minneapolis’e, tüm coğrafyalarda direnilirken, dayanışma çerçevesinin, saldırganlığın yöneldiği ülke devrimcileriyle sınırlanmayıp, emperyalist merkez ülkelerin emekçilerini de kapsayacak şekilde çizilmesi gerekiyor.
ABD emperyalizminin el yükselttiği savaş çığırtkanlığına karşı dünyanın dört bir yanında ve Türkiye’de protesto gösterileri düzenlendi. Latin Amerika’daki devrimci örgütler ABD’ye karşı birlikte hareket etme kararı aldı. Venezuela Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçiliğinde, ABD’nin son saldırısında hayatını kaybedenler için bir taziye defteri açıldı. Venezuela halkıyla dayanışmak ve Maduro kaçırılırken hayatını kaybeden Kübalı askerlerin anısına saygı ifade etmek için 13 Ocak 2026 Salı gününe kadar açık kalacak taziye defterine yazılacak satırlar mütevazı ama anlamlı bir tepki olacaktır.