Alzheimer hastalığını bilmek damgalamayı engellemiyor

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı araştırmacılarının araştırması Alzheimer hastalığına ilişkin bilgi düzeyinin artmasının damgalamayı azaltmadığını ortaya çıkardı.

Fotoğraf: AA

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu demanslı bireylerin çoğunun hastalıklarının erken evresinde teşhis edilemediğini söyledi. Bunun en önemli nedenlerinden biri, toplumda hâlâ yaygın olan damgalama.

Türkiye Alzheimer Derneği’nin desteğiyle yapılan ‘Toplum Temelli Alzheimer Damgalanması Araştırması: Türkiye’den Nicel Bulgular’ araştırması farkı illerden 529 katılımcıyla yapıldı.

Yaş ortalaması 42.6 (yaş aralığı 18-83) olan katılımcıların yüzde 65.2’si kadın, yüzde 17,5’i sağlık çalışanı, yüzde 15,1’i Alzheimer hastasına bakım veren bireylerden oluştu. Katılımcıların yaklaşık yüzde 80’i evli veya aileyle birlikte yaşıyor.

Sağlık çalışanları da damgalıyor

Araştırmaya göre kadınların Alzheimerle ilgili farkındalığı daha yüksek. Kadınlar, bakım verme rollerinin kültürel olarak yüklenmesi ve sağlık konularına daha ilgili olmaları nedeniyle erkeklere kıyasla daha bilinçli.

Eğitim seviyeleri artsa da aile içi bakım sorumlulukları sürüyor. Demans hastasına bakan kişilerse diğer katılımcılara göre anlamlı biçimde daha bilgili.

Eğitim düzeyi arttıkça Alzheimer bilgisi anlamlı biçimde yükseliyor. Ancak eğitim tek başına yeterli değil. Sağlık okuryazarlığı artsa da sosyal normlar ve önyargılar güçlü biçimde etkisini sürdürüyor.

Sağlık çalışanlarının bilgi düzeyleri yüksek ama damgalama tutumları toplumdan farklı değil.

‘Bilgi artıyor, önyargı kalıyor’

Türkiye Alzheimer Derneği Başkan Yardımcısı da olan Prof. Dr. Kulaksızoğlu araştırmanın, bilgi artışının tek başına damgalamayı azaltmadığını net ortaya koyduğunu söyledi: 

“Bilgi artıyor ama önyargı kalıyor. Damgalamanın kalıcı nedeni, toplumun kültürel refleksleri ve duygusal tutumları. Önyargılar rasyonel bilgiyle değil, hissedilen utanç, suçluluk, korku ve çaresizlikle besleniyor.”

Damgalamanın azaltılması ailelerin yükünü hafifletir

Araştırmaya göre, demans (Alzheimer) hakkındaki farkındalık eğitim, cinsiyet ve bakım deneyimi gibi faktörlerden etkileniyor. Ancak damgalama daha derin duygusal ve kültürel köklere dayanıyor.

Profesöre göre damgalamanın önüne geçmek için yalnızca tıbbi bilgi yeterli değil. Empati, iletişim ve kültürel duyarlılık da gerekiyor: 

“Araştırmamız, damgalamanın özellikle kolektivist kültürlerde dirençli bir olgu olduğunu ortaya koyuyor.

Damgalama sağlık hizmetlerine erişimi engellemekle kalmıyor hastalığın seyrini hızlandırıyor. Bakım verenlerin yükünü artırıyor ve ölüm oranlarını yükseltiyor.

Sağlık hizmetlerinde farkındalık eğitimlerinin artırılması, doğru bilgilendirme kampanyalarının yürütülmesi ve bakım verenlere yönelik destek programlarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Damgalamanın azaltılması hem demanslı bireylerin yaşam kalitesini yükseltecek hem de ailelerinin yükünü hafifletecektir.”

Türkiye Alzheimer Derneği: İlaçlara biz de erişelim

Araştırma: Covid-19, Alzheimer riskini artırabilir

Araştırma: Alzheimer erken evrede tespit edilebilir

Araştırma: REM uykusuna geçişte zorlanmak Alzheimer belirtisi olabilir