Bilim insanları REM uykusuna geçmekte zorlanmanın Alzheimer belirtisi olabileceğini tespit etti.

Tıpta uyku ‘REM’ ve ‘NO-REM’ olarak ikiye ayrılıyor.
REM derin uyku hali anlamına geliyor. Bu evre hücrelerin kendini yenileyebilmesi için çok önemli.
AA’ya konuşan Türk Toraks Derneği İkinci Başkan Yardımcısı ve Uyku Bozuklukları Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu’na göre REM ‘uykunun vazgeçilmezi’:
“Bu iki uyku hali de belli bir oranda yaşanmalı. Kişinin uykusunun dörtte birini REM aşamasında geçirmesi en iyisi. REM uykusu sabaha karşı ağırlıklı rüyaların görüldüğü zamandır. REM uykusu gündüz öğrenilenlerin kişinin kendisine mal ettiği yani beyinde tutulan, arşivlenen bir dönemdir.
Örneğin sabah olan sınava uyumadan gitmek önerilmez. Çünkü, bilgi arşivlenmiyor. Az uyumak da önerilmiyor, çünkü esas bilgiyi beyne yerleştirecek süreçten feragat edilmiş olunuyor. İlk üç-dört saat, daha kasları dinlendiren bölümdür.”
REM uykusuna dair dikkat çeken bir araştırma da Alzheimer Derneği dergisinde yayınlandı.
Science Daily’nin haberine göre araştırmacılar yaş ortalaması 70 olan ve yarısına daha önceden Alzheimer teşhisi konulmuş 128 kişiyi klinikte uyutarak gözlemledi.
Bu kapsamda deneklerin beyin dalgası aktiviteleri, kalp atış hızları ve solunum düzenleri ölçüldü.
Daha sonra rüya görmeye başlanan REM evresine geçiş sürelerine göre iki gruba ayrıldılar.
Uykuya daldıktan sonra ortalama 98 dakikadan kısa sürede REM evresine ulaşanlar ‘Erken’, yaklaşık 193 dakikadan daha uzun sürede geçenlerse ‘Geç’ grup olarak sınıflandırdı.
Çalışma sonucunda REM evresine ‘geç’ ulaşanlara daha önce Alzheimer hastalığı tanısı konmuş olma ihtimalinin daha yüksek olduğu tespit edildi.
Uyku apnesi gibi rahatsızlıkların tedavi edilmesi ve aşırı alkol tüketiminden uzak durulması çağrısı yapan araştırmacılar, uykunun REM aşamasına önem gösterilmesi gerektiğini vurguladı.