Kadına şiddet ve tecavüz davalarında yargının birbiriyle çelişen, çeşitli gerekçelerle ‘kuşa çevrilen’ kararlarına yenileri eklendi.
Adana’da nişanlısına tecavüz etmeye çalışan sanığa 38 yıl hapis cezası verilirken, Bursa’da tecavüz sanığının ‘Bağırsaydı duyulurdu’ sözlerine itimat eden mahkemeden beraat kararı çıktı.
Kadının beyanı ciddiye alınmadı

Milliyet Mor Sayfalar, üç ayrı tecavüz ve cinsel saldırı davasını karşılaştırarak yargının bu konudaki çelişkilerine dikkat çekti.
Kemal Göktaş’ın haberine göre, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi, M.E. isimli kadına tecavüz eden 1.5 yıldır görüştüğü B.D.’ye beraat kararı verdi.
Mahkeme, gerekçe olarak ise tecavüzün gerçekleştiği evin sahibinin ‘Bağırsaydı alt kattakiler duyardı’ sözlerini ve sanık ile mağdurenin telefonda görüştüğüne dair kayıtları gösterdi. Mağdure M.E., sanığın bağırmaması için ağzını bağladığını ve kendisini ailesiyle tanıştırma gerekçesiyle eve götürdüğünü söylese de mahkeme, M.E.’nin beyanını esas almadı.
Mahkemenin kararını Yargıtay Başsavcılığı, “Mağdurenin gerek hazırlık aşamasında gerekse duruşmada özünde değişmeyen ve şüphe edilmesini gerektiren bir neden bulunmayan iddialarda bulunduğuna” dikkat çekerek kararın bozulmasını talep etti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, başsavcılığın bu itirazını kabul edince yargılama yeniden başladı.
Böylece sanık B.D. cinsel saldırı suçundan 12 yıldan 24 yıla kadar, cinsel amaçlı hürriyetten yoksun kılma suçundan da üç yıldan 10.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yeniden yargılanacak.
64 günde tamamlandı, indirimsiz 38 yıl
Bursa’da kadın beyanını esas almayan mahkeme üyelerinin aksine Adana’da bir cinsel şiddet davası jet hızıyla üç gün içinde açılıp, iki ay içinde tamamlandı.
Musa Kesler’in haberine göre, nişanlısının evini basarak annesini tehdit ederek nişanlısına tecavüz etmeye çalışan sanığa 38 yıl hapis cezası verildi.
Dava konusu olay 16 Mart’ta Adana’da yaşandı. Güvenlik görevlisi S.Y.’nin evi, üç yıllık nişanlısı Gültekin G. (32) tarafından basıldı.
Alkollü olan ve elindeki bıçakla nişanlısını ve annesini rehin alan Gül, S.Y.’ye tecavüz etmeye çalıştı. Anne ve kız direnince evden kaçan G., aynı gün yakalandı ve Adana Cumhuriyet Başsavcılığı üç gün içinde “cinsel saldırı ve hürriyeti tahdit” suçlarından dava açtı.
Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, açıldıktan 64 gün sonra 22 Mayıs 2015’te karara çıktı. Sanığa hiçbir indirim yapmayan mahkeme ‘cinsel saldırıya teşebbüs’ suçundan 18 yıl; ‘cinsel saldırı amaçlı hürriyeti tahdit’ suçundan 12 yıl; mağdurun annesine yönelik ‘hürriyeti tahdit’ suçundan 8 yıl olmak üzere toplam 38 yıl hapis cezası verdi.
150 yıldan 10 yıla
Yargıdaki benzer bir ‘kafa karışıklığı’ haberi de dün Diyarbakır’dan gelmişti.
Diyarbakır’da 14 yaşındaki üç kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 150 yıl hapis istemiyle tutuklu yargılanan U.Ç. önce tahliye edildi, ardından hakkında istenen ceza 10 yıla düşürüldü. Gerekçeler oldukça tanıdık: “Çocukların ruh sağlığı bozulmadı, rızaları vardı.”
Bir ortaöğretim kurumunda okuyan kız öğrenciler G.D., R.A. ve N.K., 2014 yılında öğretmenlerine, Facebook’ta tanıştıkları bir subayın İngilizce ders verme bahanesiyle kendilerini eve götürdükten sonra içki ve esrar içirdiğini, porno film izletip cinsel istismarda bulunduğunu anlattı.
Adliyeye sevk edilen U.Ç. tutuklanırken, hazırlanan iddianamede şüphelinin ‘Çocuğun cinsel istismarı’, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Uyuşturucu madde sağlama’, ‘Ateşli silah ve mermi bulundurma’, ‘Çocuğu müstehcen yayınları seyretmeye teşvik’ suçlarından 150 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması istendi.
Savcı, iddianamede hakkında 150 yıl hapis cezası istenen sanığın, 14 yaşındaki mağdurlar G.D. ve N.K.’ya yönelik suçlarını da ‘Basit cinsel istismar’ olarak değerlendirdi. U.Ç.’nin ‘Basit cinsel istismar’, ‘Çocukları müstehcen yayınları seyretmeye teşvik’ve ‘Mermi bulundurmak’ suçlarını işlediğini belirten savcı, 3.5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Duruşma ertelendi.