Üç kız çocuğuna cinsel istismarla suçlanan sanığa istenen ceza 150 yıldan 10 yıla düşürüldü

Diyarbakır’da 14 yaşındaki üç kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 150 yıl hapis istemiyle tutuklu yargılanan U.Ç. önce tahliye edildi, ardından hakkında istenen ceza 10 yıla düşürüldü. Gerekçeler oldukça tanıdık: “Çocukların ruh sağlığı bozulmadı, rızaları vardı.” 

Tutuklandı, 150 yıl hapsi istendi

Bir ortaöğretim kurumunda okuyan kız öğrenciler G.D., R.A. ve N.K., 2014 yılında öğretmenlerine, Facebook’ta tanıştıkları bir subayın İngilizce ders verme bahanesiyle kendilerini eve götürdükten sonra içki ve esrar içirdiğini, porno film izletip cinsel istismarda bulunduğunu anlattı.

Okul yönetiminin polise bilgi vermesi üzerine yapılan araştırmada, şüphelinin sahte isimle iki ayrı Facebook hesabı olduğunu belirlendi. Polis, subay değil tercüman olduğu belirlenen 42 yaşındaki U.Ç.’yi gözaltına aldı. U.Ç.’nin evinde askeri elbise, gaz tabancası ve mermi bulunurken, bilgisayarında çok sayıda porno film ve öğrencilerle yaptığı yazışmalar tespit edildi.

Adliyeye sevk edilen U.Ç. tutuklanırken, hazırlanan iddianamede şüphelinin ‘Çocuğun cinsel istismarı’, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Uyuşturucu madde sağlama’, ‘Ateşli silah ve mermi bulundurma’, ‘Çocuğu müstehcen yayınları seyretmeye teşvik’ suçlarından 150 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması istendi.

‘Asıl mağdur benim’ dedi, ikinci duruşmada tahliye edildi

6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2014 yılı Ağustos ayında yargılanmasına başlanan U.Ç. ifadesinde, mağdurların evine İngilizce ders almak için geldiğini belirterek, “Facebook’ta benden sigara, alkol ve esrar istiyorlardı, ben vermiyordum. Öğrencilere gerçek ismimi söyledim. Bu olayda asıl mağdur benim” dedi.

Davanın ikinci celsesinde uzun tutukluluk süresinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlali olduğunu belirten mahkeme, U.Ç.’nin tahliyesine karar verdi.

Bilgisayarında bulunan bir videoda ise U.Ç.’nin 14 yaşındaki başka bir kız çocuğuna daha cinsel istismarda bulunduğu ortaya çıktı. Raporda U.Ç.’nin 14 yaşındaki G. isimli kız çocuğuyla cinsel ilişkiye girdiği ve bunu gizli kameraya kaydettiği belirtildi.

Çocukların ruh sağlığı bozulmamış

Soruşturma sırasında iki ayrı hastaneye sevk edilen mağdurların ‘ruh sağlığının bozulduğu’ yönünde rapor verildi. Savcının raporları yeterli görmemesi üzerine çocuklar Dicle Üniversitesi’ne sevk edildi. Dicle Üniversitesi raporunda mağdurların ruh sağlığının ‘bozulmadığı’ savunuldu.

Rapora itiraz eden mağdur avukatı çocukların Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini istedi. Savcının yeni rapora gerek olmadığı yönündeki görüşü nedeniyle mahkeme talebi reddetti.

Daha sonra mahkemeye dilekçe veren Avukat Ercan Yılmaz, sanığın evinde 40 adet pornografik CD ve gizli kamera görüntüsü ele geçirdiğini belirterek, “Sanık tehdit ettiği için çocuklar sürekli evine gitmek zorunda kalmış. Sanığın 14 yaşındaki çocuk ile ilişkiye girdiği görüntüler ortaya çıktı. Tutuklanmasını istiyoruz” dedi.

Savcı ‘Rızaları var’ dedi, sanığın üç suçtan beraatini istedi

Davanın son celsesinde görüşünü açıklayan savcı sanığın mağdurlara uyuşturucu içirdiği iddiasıyla açılan davadan beraatini istedi. Sanığın ‘Cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ile suçlandığını belirten savcı, mağdurların kendi rızaları olduğunu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığını söyleyerek U.Ç.’nin bu suçtan da beraatini istedi. Savcı R.A.’ya yönelik ‘cinsel saldırı’ suçunun 15 yaşında olan mağdurun kendi rızası doğrultusunda gerçekleştiğini belirterek, U.Ç.’nin bu suçtan da beraatini istedi.

10 yıla kadar hapsi istendi

Savcı, iddianamede hakkında 150 yıl hapis cezası istenen sanığın, 14 yaşındaki mağdurlar G.D. ve N.K.’ya yönelik suçlarını da ‘Basit cinsel istismar’ olarak değerlendirdi. U.Ç.’nin ‘Basit cinsel istismar’, ‘Çocukları müstehcen yayınları seyretmeye teşvik’ ve ‘Mermi bulundurmak’ suçlarını işlediğini belirten savcı, 3.5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Duruşma ertelendi.