Cengiz Çandar: 'Suriye, Türkiye'nin Vietnam'ı olabilir mi?' sorusunu bir kez daha düşünebilir misiniz?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Suriye denilen ‘jeopolitik saha’, ne yazık ki ‘Arap Baharı’nın aslında artık hiçbir ülkede kalmayan ‘demokratik serpintileri’nin yeşereceği bir alan olmaktan çıkmış, bölge çapındaki ‘vekâlet savaşı’nın merkezi olmuştur. Bir başka deyimle, acımasız ve akıl almaz ölçülerde tahripkâr bir ‘mezhep çatışması’ alanıdır.

…Bölgede, 16. Yüzyıl Avrupa tarihindeki ‘Otuz Yıl Savaşları’nı andıran ‘tarihi bir geçiş dönemi’ yaşanıyor. ‘Suriye sahnesi’ndeki ‘Vekâlet Savaşı’nın bir tarafında İran var. Uzun sürecek bir savaş bu.

Savaşın diğer (karşı) tarafında yer alan ve Selefi-Vahabi örgütlerle kucak kucağa ‘mezhepçi’ bir ‘tek adam’ yönetimindeki ‘otoriter Türkiye’ye ne dersiniz?

Sınırlarının dibinde ‘uzun süreli’ olacağı anlaşılan bir savaşa, bir tür ‘çıkışı olmayan bataklığa’, yöneticilerinin ‘ideolojik tercihleri’, ‘mezhepçi siyasi pozisyonu’ ve en önemlisi ‘sahadaki müttefikleri’ aracılığıyla saplanan bir Türkiye…

“Suriye, Türkiye’nin Vietnam’ı olabilir mi?” sorusunu bir kez daha düşünebilir misiniz?

Cengiz Çandar’ın yazısı