Özgür Orhangazi: Dış sermayeye yapılan ödemeler 2025'in ilk çeyreğinde 6,5 milyar dolara ulaştı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye ekonomisi kronik olarak dış ticaret açığı vermektedir. Türkiye’den dünyaya yapılan ihracat genellikle yapılan ithalatın altında kalmakta ve dolayısıyla bir döviz açığı oluşmaktadır. Bu müzmin dış ticaret açığı, ekonomi büyürken genişler; büyüme yavaşladığında ise daralır. Dış ticaret açığının fazlaya dönüştüğü ender dönemler ise çoğunlukla ekonominin sert bir biçimde yavaşladığı veya krize girdiği dönemler olmaktadır. Dış ticaret açığının yarattığı döviz ihtiyacını karşılamak için sürekli olarak dışarıdan sermaye girişine ihtiyaç duyulur. Dış sermayenin Türkiye’de yaptığı doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve dış borçlanma yoluyla giren dövizle bu ihtiyaç karşılanır. Yeterli döviz girişi sağlanamadığında ya da herhangi bir nedenden ötürü dış sermaye ülkeden çıkmaya başladığında TL değer kaybeder, çıkışın boyutuna göre ekonomi krize sürüklenebilir.

Dış sermayeye yapılan toplam ödemeler zaman içerisinde artmış, son birkaç yılda ise rekor düzeylere ulaşmıştır. Bu şekil, dış sermaye çekip ülkenin döviz açığını kapatmak için 2023 haziran ayından itibaren uygulanmaya başlanan yüksek faiz politikasının sonuçlarından birisini çok çarpıcı bir biçimde göstermektedir. 2020 sonrasında 3 ila 4 milyar dolar arasında dalgalanan çeyreklik ödemeler, hızla 5 milyar doları aşarak 2025’in ilk çeyreğinde 6,5 milyar dolara ulaşmıştır.

Türkiye’nin döviz açığının önemli bir kısmı, bu açığı finanse etmek için ülkeye çekilen dış sermayeye yapılan kâr ve faiz ödemelerinden kaynaklanmaya başlamıştır. Ekonomideki yapısal dengesizlikleri çözmeden, sadece yüksek faiz ile spekülatif finansal sermayeyi çekme politikasının sonucu, dış sermayeye yapılan ödemelerin rekor seviyelere çıkması olmuştur.

Özgür Orhangazi’nin yazısı