İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Her geçen gün yeni bir dava, her sabah yeni bir kumpas peşindeler, anamın ak sütü gibi helal diplomamı 35 yıl sonra iptal etmek için kumpaslar kuruyorlar” dedi.

CHP’nin 23 Mart’ta cumhurbaşkanı adayını belirleyeceği ön seçimde tek aday olan İmamoğlu’nun şehir gezilerinde 10’uncu durak Erzincan’dı.
İmamoğlu, iftarın ardından, CHP Erzincan İl Başkanlığı önünde konuştu.
İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
‘Tek dertleri, tek adam rejiminin devam etmesi’
* Yepyeni bir düzen kuracağız. Bu büyük ve aziz milletin her ferdi, geçim derdi çekmeden, gelecek endişesi duymadan, iktidar zulmünden korkmadan yaşayacak. Herkes barınma, beslenme, eğitim, sağlık gibi temel haklarına, insanca yaşama koşullarına sahip olacak. Herkesin düşüncesini özgürce dile getirebildiği, kimsenin kimliği, inancı, cinsiyeti nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı bir ülke olacağız. Herkes devletine, devletin tüm kurumlarına, bu ülkenin bağımsız mahkemelerine gözü kapalı güvenecek.
* 23 Mart, bütün bunları başarmanın ilk adımıdır. Her şeyden önce, biz birleşeceğiz, bütünleşeceğiz. Türkiye’nin birleştirici gücü olacağız. Biz, ön seçimde, ulusal çapta birlik olduğumuzu gösterince, milletimizin umudu, cesareti artacak.
* Türkiye’yi muhalefetsiz bırakmak istiyorlar. Türkiye’yi göstermelik seçimlerle yönetilen bir ülke haline getirmeyi planlıyorlar. Tek dertleri, tek adam rejiminin devam etmesi.
‘Trol gibi davranıyorlar’
* Ekrem İmamoğlu’nu da oyun dışına atmak için çaba gösteriyorlar. Davalara bakar mısınız? Ahmak davası, bilirkişi davası, diploma davası, VİP davası… Hatırlayın; ellerim arkada diye bana soruşturma açtı bunlar yahu. Yahu bunlar çok komik insanlar. Tamamının içi boş. Tamamının siyasi mühendislik için yargıyı aparat olarak kullanma işi olduğunu bilin. Her geçen gün yeni bir dava, her sabah yeni bir kumpas peşindeler. Anamın ak sütü gibi helal diplomamı, 35 yıl sonra iptal etmek için kumpaslar kuruyorlar. Saraydan herkesi arıyorlar. Şimdi de usulsüz ve şekil şartını bile taşımayan, sözüm ona YÖK raporu diye bir raporla, kumpaslarına kumpas ekleme peşindeler. Bunların hepsini ‘Ekrem ağrısı’ tutmuş Ekrem ağrısı. Trol gibi davranıyorlar, trol. Yani Saray’dan arayıp, trol gibi birilerini yönlendirmeye, etkilemeye çalışıyorlar.
‘‘Bu rapor hatalı, kanunsuz’ derler diye mi korktunuz
* Erzincan’dan sormak isterim: Kanuna göre eğer YÖK bir rapor hazırladıysa, bu raporun geçerli olması, ancak kurul üyelerinin tamamının oylamasıyla mümkün olmasına rağmen, yangından mal kaçırır gibi, raporu neden diğer 12 kurul üyesinden kaçırdınız? İmzalamazlar diye mi korktunuz? ‘Bu rapor hatalı, kanunsuz’ derler diye mi korktunuz?
‘Rektörü zorluyorlar, onu zorluyorlar, bunu zorluyorlar…’
* Şartları karşılamışım, geçmişim be kardeşim. Bunu YÖK de söylüyor, üniversite de söylüyor, fakülte de söylüyor. Yahu insanları zora düşürüyorlar. Dekan istifa etmek zorunda kalıyor. Rektörü zorluyorlar, onu zorluyorlar, bunu zorluyorlar… Üniversite, toplanması gerekenden iki gün önce toplanmış diye, diplomayı iptal edeceklermiş. Yahu konuştuğumuz 35 yıl öncesi. Dedim ki savcıya, ‘O zaman 19 yaşındaydım. Varsayalım ki reşit değildim, 17 yaşındaydım. Kime hesap soracaktınız’ dedim. ‘Ya annenize ya babanıza’ dedi. Yahu bunlar akıllarını yitirmiş. 2019’da demiştim ki, ‘Ben, sizi çıldırtmaya geliyorum.’ Bunlar çıldırmış, çıldırmış. Rektör bile ‘Ekrem’in bununla ne ilgisi var’ demiş. Sizleri Allah ıslah etsin.
* Onun için her yerde haykırıyorum. Değerli dostlar; ‘kurtuluş yok tek başına, haydi hep beraber sandık başına’ diyeceğiz. İktidar için 23 Mart’ta büyük işareti vereceğiz. Biz, büyük ve güçlü bir partiyiz. Şimdi Türkiye’yi kurtarmada, Türkiye’yi ayağa kaldırmada yola çıkacağız.